hd film izle film izle demirdöküm demirdöküm servis bosch servis vaillant servis eca servis ariston servis
 

BEDESTEN

Bedestenler, Kervansaraylar, Hanlar, Çarşılar, Köprüler, Ticarî ve Sosyal Yapılar, Ticaret Tarihi...

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Anasayfa Balkanlarda Osmanlı Eserleri
BALKANLARDA OSMANLI ESERLERİ

Saraybosna (Sarajevo) Bedesteni

E-mail Print PDF


Saraybosna (
Sarajevo) Bedesteni

Bilindiği kadarıyla 1551'e doğru Sadrazam Rüstem Paşa tarafından yaptırılmıştır. Bu da tipinin en sade ve basit örneklerindendir. Dikdörtgen biçiminde dış duvarların sınırladığı yapının içinde kare kesitli iki masif paye, mekânı altı eşit bölüme ayıran kemerleri taşımaktadır. Bunların da üzerleri altı kubbe ile örtülmüştür. Dış duvarların bitişiğinde bazıları yıkılmış, bazıları ise orijinal mimarileri değiştirilmiş dükkânların bulunduğu anlaşılmaktadır.


 

Yugoslavya - İştip Bedesteni

E-mail Print PDF

İştip Bedesteni

Yugoslavya'daki bu bedesten, bu türden bilinen yapıların en değişik biçimde olanıdır. Enlemesine bir dikdörtgen şeklinde inşa edilmiş olup iki payeye dayanan kemerlerle üç bölüme ayrılmıştır. Bunlardan ortadaki büyük bir kubbe, yanlardakiler ise aynalı tonozlarla örtülmüştür. Bedestenin üç girişi vardır. Duvarların iç yüzlerinde buradaki dükkânlara ait nişler mevcuttur. Son yıllarda İştip Bedesteni sergi salonu haline getirilmek üzere tamir edilmiştir. Plan bakımından normal ve klasik bedestenlerden farklı olan bu yapı Beçin'de Kızılhan, Edirne'de Ekmekçioğlu Ahmed Paşa (Ayşe Kadın) kervansaraylarına benzer.

 

Filibe (Plovdiv) Bedesteni

E-mail Print PDF

Filibe (Plovdiv) Bedesteni

Yakın bir tarihe gelinceye kadar sağlam bir halde duran Muradiye Camii'nin yakınındaki bu bedestenin caminin evkafından olabileceği hatıra gelmektedir. Elde edilen eski resimlerinden anlaşıldığı kadarıyla muntazam işlenmiş taşlardan yapılmış bir bina idi ve üzeri altı kubbe ile örtülü bulunuyordu. Bu duruma göre içinde iki büyük kare kesitli paye olması gerekir. 18.25 X 27.06 m. ölçülerinde olduğu bir Bulgar yayınından öğrenilen bedestenden günümüzde hiçbir iz kalmamıştır.

 

Balkanlar’daki Osmanlı eserlerini kayıt altına alan Kiel’in sıra dışı hikâyesi

E-mail Print PDF


Hollandalı sanat tarihçisi Prof. Dr. Machiel Kiel, Osmanlı torunlarını utandıracak kadar Osmanlı hayranı. Evliya Çelebi gibi yarım asırdır Balkanlar’daki Osmanlı eserlerini kayıt altına alan Kiel’in sıra dışı hikâyesi…

"AYVERDİ BENİ FATİH’TEKİ EVİNDE AĞIRLARDI

Prof.Dr. Machiel Kiel1971’de
Ekrem Hakkı Ayverdi’nin Balkanlar üzerindeki makaleleriyle karşılaşır. Onunla tanışmak ve çalışabilmek için bir mektup yazar. Ayverdi de olumlu bir cevap yazar. Kiel, daha sonraki yıllar bazı konularda onun yardımına başvurur. Hatta Ayverdi daha sonraları onun için “çok parlak bir genç” nitelemesinde de bulunur: “İlk tanışmamız ona yazdığım mektupla oldu. Birkaç kez yeni bulduğum kitabeleri ona okuttum. Bana yardımcı oldu, Fatih’teki evinde misafir etti. Ayverdi çok şey yaptı. Onun gibi biri daha gelmedi. Profesör Abdüsselam Uluçam da çok iyi; ama Ayverdi bambaşka biriydi. Ayverdi gibi bir desteğim olsa çalışmalarım daha da artardı."

 

‘Evliya Çelebi gibi 50 yıldır Balkanlar’ı gezdim, gördüm ve yazdım. Osmanlı eserlerinin içler acısı durumunu rapor ettim yetkililere. Saha çalışmalarında eserlerin fotoğrafını çektiğim için dayak da yedim, hapse de atıldım… Bir kavga veriyorum barbarlığa karşı, siz de sahip çıkın… Çünkü önlem alınmazsa 10 yıl içinde Balkanlar’da eser kalmayacak.’

Bu sözler bir Türk vatandaşına değil, Hollandalı Sanat Tarihçisi Prof. Dr. Machiel Kiel’e ait. Hayatını Balkanlar’daki Osmanlı eserleri ve belgelerini araştırmaya adayan Kiel, tam bir Osmanlı mimarisi hayranı. İlerleyen yaşına rağmen her imkân bulduğunda soluğu Balkanlar’da alan bir saha araştırmacısı. 1959’da henüz 21 yaşındayken başladığı Balkan çalışmalarında 50. yılını tamamlamış. Arşiv ile saha çalışmalarını birlikte yürütmesi de, kendisini daha başarılı kılmış.

Read more...
 

BALKAN ÜLKELERİNDE TÜRK KÜLTÜR MİRASI

E-mail Print PDF

BALKAN ÜLKELERİNDE TÜRK KÜLTÜR MİRASI

OSMANLI Devleti'nin, Balkanlar'daki hakimiyeti yaklaşık 500 yıl sürmüştür. Bu uzun dönem boyunca Müslüman-Türk kültürüne ait önemli eserler inşa edilmiş, bölgenin gayrimüslim halkları da bu zengin kültürden faydalanmıştır. Osmanlı Devleti imar çalışmalarına büyük önem vermiş; yollar, köprüler, camiler, medreseler inşa etmiş, ardında sayısız eser bırakmıştır. Ancak kültür mirası, mimari eserlerle sınırlı değildir; Balkan topraklarında yerleşen Müslüman-Türk gruplar, beraberlerinde halk ve tasavvuf edebiyatını, çeşitli sanat kollarını, yeme-içme kültürünü, daha doğrusu Müslüman-Türk medeniyetinin bütün unsurlarını bu bölgeye taşımış, yaygınlaştırmış ve günümüze kadar yaşamasını sağlamışlardır. Örnek olarak Türk yemek kültürüne ait birçok unsur bugün Balkanlar'da gelenek haline gelmiştir; bu çerçevede pide, börek, kebap, dolma, somun, gevrek, sarma, helva, boza, salep, kahve, şerbet, kadayıf, baklava, fincan, bardak, tas, cezve gibi sayısız kavram Balkan kültürüne geçmiştir. Bugün Balkan ülkelerinde gezen bir turist, hemen her adımında Osmanlı'dan kalma bir eserle karşılaşmakta, o kültürün izlerini takip edebilmektedir. Uzun yıllar boyunca ihmal edilen ve ancak son zamanlarda yeni yeni ilgi görmeye başlayan bu eserler 500 yıl boyunca kök salmış bir kültürü temsil etmektedir.

2.1. Mimari Eserler

 Balkanlar'da, Osmanlı dönemine ait Türk şehir mimarisinin en güzel örnekleri verilmiştir. Bu çerçevede şehir merkezlerine cami-mescit, tekke-zaviye ve türbe gibi dini yapılar; han, bedesten, kervansaray, arasta ve çarşı gibi ticari yapılar; imaret, hamam, köprü, su kemeri, çeşme ve saat kulesi gibi sosyal yapılar; mektep, medrese ve kütüphane gibi eğitim merkezleri; kale, kule-ocak, burç ve tabyalar gibi askeri yapılar inşa edilmiştir.12

Mimari zenginliğin de İslam ahlakının uluslara kazandırdığı bir vasıf olduğunu belirtmek gerekir. İslam öncesinde Ortadoğu ve Orta Asya halkları mimari yönden oldukça geri bir düzeyde olmalarına karşın, İslam ahlakıyla şereflenmelerinin ardından, diğer pek çok kültürel alanda olduğu gibi mimari alanında da büyük bir yükseliş yaşamışlardır. Kuran'da Hz. Süleyman'ın estetik zevkini ve yaptırdığı büyük mimari eserleri bildiren ayetler tüm Müslümanlar için yol gösterici olmuştur:

Süleyman için de, sabah gidişi bir ay, akşam dönüşü bir ay (mesafe) olan rüzgara (boyun eğdirdik); erimiş bakır madenini ona sel gibi akıttık... Ona dilediği şekilde kaleler, heykeller, havuz büyüklüğünde çanaklar ve yerinden sökülmeyen kazanlar yaparlardı... (Sebe Suresi, 12-13)

Bu şuurla yapılan mimari eserleri, İslam tarihinin her döneminde görmek mümkündür. Osmanlı ise bu alandaki zirveyi temsil etmektedir. Türk mimari tarihinin ünlü isimlerinden Ekrem Hakkı Ayverdi, uzun araştırmalar sonucunda yayınladığı Avrupa'da Osmanlı Mimarisi adlı eserinde, Osmanlı'nın sadece Balkanlar'da 15.787 adet mimari yapı inşa ettiğini ortaya koymuştur.13 Sadece Bulgaristan'daki mimari eserlerin sayısı 3399 adettir; bu sayı, 2356 adet cami-mescit, 142 medrese, 273 mektep, 174 tekke-zaviye, 42 imaret, 116 han, 113 hamam-ılıca-kaplıca, 27 türbe, 24 köprü, 16 kervansaray, 74 çeşme, saat kuleleri, hastaneler, bedestenler, kütüphaneler ve çeşitli sanat eserlerinden meydana gelmiştir.14 Günümüzde bu eserlerin büyük bir kısmı yok olmuştur; orijinal halini koruyan eser sayısı ise çok azdır.

Read more...
 


Page 3 of 4


nakliyat evden eve nakliyat evden eve nakliyat gebze evden eve nakliyat