hd film izle film izle demirdöküm demirdöküm servis bosch servis vaillant servis eca servis ariston servis
 

BEDESTEN

Bedestenler, Kervansaraylar, Hanlar, Çarşılar, Köprüler, Ticarî ve Sosyal Yapılar, Ticaret Tarihi...

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Anasayfa Haberler
HABERLER

SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRAS TOKAT’TA YENİDEN GÜNDEMDE

E-mail Print PDF


Tarihi Kentler Birliği Tokat Semineri 18-20 Haziran tarihleri arasında yapıldı. İki yıl önce Kars Semineri’nde TKB’nin gündemine giren “Somut olmayan kültürel mirasın korunması” konusu, TKB Tokat Semineri’nde yeniden gündeme geldi.

Tokat Belediyesi’nin ev sahipliğinde yapılan seminere, Tokat’a bağlı Erbaa, Niksar, Zile ve Turhal kentleri de destek verdi. Seminer yaklaşık 300 davetlinin katılımıyla gerçekleşti.

Seminer Cuma günü yapılan açılış konuşmalarıyla başladı. TKB Encümen Üyesi ve Erbaa Belediye Başkanı Ahmet Yenihan, Tokat Belediye Başkanı Doç. Dr. Adnan Çiçek, ÇEKÜL Vakfı ve TKB Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen ve Tokat Valisi Şerif Yılmaz açılış konuşmalarında, Kelkit havzasında yer alan Tokat’ın bölge için önemine değinerek, somut olmayan kültürel mirasın korunmasında, TKB üyelerine büyük görevler düştüğünü söyledi.

Prof. Dr. Metin Sözen, “Bugünü değerlendirmeden, geleceği planlayamazsınız,” diyerek belediye başkanlarına zamanı iyi değerlendirmelerini önerdi. Doğru ve uzman kadrolarla, kamu-yerel-sivil-özel birlikteliğini de göz önünde bulundurarak, koruma çalışmalarının planlanması gerektiğine dikkat çekti.

Read more...
 

Balkanlar’daki Osmanlı eserlerini kayıt altına alan Kiel’in sıra dışı hikâyesi

E-mail Print PDF

Prof.Dr. Machiel Kiel
Hollandalı sanat tarihçisi Prof. Dr. Machiel Kiel, Osmanlı torunlarını utandıracak kadar Osmanlı hayranı. Evliya Çelebi gibi yarım asırdır Balkanlar’daki Osmanlı eserlerini kayıt altına alan Kiel’in sıra dışı hikâyesi…

"AYVERDİ BENİ FATİH’TEKİ EVİNDE AĞIRLARDI

1971’de
Ekrem Hakkı Ayverdi’nin Balkanlar üzerindeki makaleleriyle karşılaşır. Onunla tanışmak ve çalışabilmek için bir mektup yazar. Ayverdi de olumlu bir cevap yazar. Kiel, daha sonraki yıllar bazı konularda onun yardımına başvurur. Hatta Ayverdi daha sonraları onun için “çok parlak bir genç” nitelemesinde de bulunur: “İlk tanışmamız ona yazdığım mektupla oldu. Birkaç kez yeni bulduğum kitabeleri ona okuttum. Bana yardımcı oldu, Fatih’teki evinde misafir etti. Ayverdi çok şey yaptı. Onun gibi biri daha gelmedi. Profesör Abdüsselam Uluçam da çok iyi; ama Ayverdi bambaşka biriydi. Ayverdi gibi bir desteğim olsa çalışmalarım daha da artardı."
 

‘Evliya Çelebi gibi 50 yıldır Balkanlar’ı gezdim, gördüm ve yazdım. Osmanlı eserlerinin içler acısı durumunu rapor ettim yetkililere. Saha çalışmalarında eserlerin fotoğrafını çektiğim için dayak da yedim, hapse de atıldım… Bir kavga veriyorum barbarlığa karşı, siz de sahip çıkın… Çünkü önlem alınmazsa 10 yıl içinde Balkanlar’da eser kalmayacak.’

Bu sözler bir Türk vatandaşına değil, Hollandalı Sanat Tarihçisi Prof. Dr. Machiel Kiel’e ait. Hayatını Balkanlar’daki Osmanlı eserleri ve belgelerini araştırmaya adayan Kiel, tam bir Osmanlı mimarisi hayranı. İlerleyen yaşına rağmen her imkân bulduğunda soluğu Balkanlar’da alan bir saha araştırmacısı. 1959’da henüz 21 yaşındayken başladığı Balkan çalışmalarında 50. yılını tamamlamış. Arşiv ile saha çalışmalarını birlikte yürütmesi de, kendisini daha başarılı kılmış.

Read more...
 

Osmanlı İzinde Yarım Asır

E-mail Print PDF


Hollandalı sanat tarihçisi Prof. Dr. Machiel Kiel, Osmanlı torunlarını utandıracak kadar Osmanlı hayranı. Evliya Çelebi gibi yarım asırdır Balkanlar’daki Osmanlı eserlerini kayıt altına alan Kiel’in sıra dışı hikâyesi…

"AYVERDİ BENİ FATİH’TEKİ EVİNDE AĞIRLARDI

Prof.Dr. Machiel Kiel1971’de
Ekrem Hakkı Ayverdi’nin Balkanlar üzerindeki makaleleriyle karşılaşır. Onunla tanışmak ve çalışabilmek için bir mektup yazar. Ayverdi de olumlu bir cevap yazar. Kiel, daha sonraki yıllar bazı konularda onun yardımına başvurur. Hatta Ayverdi daha sonraları onun için “çok parlak bir genç” nitelemesinde de bulunur: “İlk tanışmamız ona yazdığım mektupla oldu. Birkaç kez yeni bulduğum kitabeleri ona okuttum. Bana yardımcı oldu, Fatih’teki evinde misafir etti. Ayverdi çok şey yaptı. Onun gibi biri daha gelmedi. Profesör Abdüsselam Uluçam da çok iyi; ama Ayverdi bambaşka biriydi. Ayverdi gibi bir desteğim olsa çalışmalarım daha da artardı."
 

‘Evliya Çelebi gibi 50 yıldır Balkanlar’ı gezdim, gördüm ve yazdım. Osmanlı eserlerinin içler acısı durumunu rapor ettim yetkililere. Saha çalışmalarında eserlerin fotoğrafını çektiğim için dayak da yedim, hapse de atıldım… Bir kavga veriyorum barbarlığa karşı, siz de sahip çıkın… Çünkü önlem alınmazsa 10 yıl içinde Balkanlar’da eser kalmayacak.’

Bu sözler bir Türk vatandaşına değil, Hollandalı Sanat Tarihçisi Prof. Dr. Machiel Kiel’e ait. Hayatını Balkanlar’daki Osmanlı eserleri ve belgelerini araştırmaya adayan Kiel, tam bir Osmanlı mimarisi hayranı. İlerleyen yaşına rağmen her imkân bulduğunda soluğu Balkanlar’da alan bir saha araştırmacısı. 1959’da henüz 21 yaşındayken başladığı Balkan çalışmalarında 50. yılını tamamlamış. Arşiv ile saha çalışmalarını birlikte yürütmesi de, kendisini daha başarılı kılmış.

Read more...
 

BALKANLARDA SON OSMANLI TOPRAĞI: ADAKALE

E-mail Print

Adakale Tuna Nehri üzerinde yer alan ve bu nehrin üzerinde kurulan barajın suları altında kalan tarihi bir ada. Zamanında diğer isimleri "Caroline-Adası" ve "Yeni-Orschowa" olmuştur.

1960'lı yılların sonlarına kadar 1000 kadar Türk'ün yaşadığı 160.000 m² yüzölçümündeki Adakale'de bir cami, bir Vauban stilinde inşa edilmiş bir kale, küçük ortodoks bir kilise, pazar yeri ve birkaç kahvehane bulunmaktaydı. Adada yaşayan Türkler tütün ekimi, kayıkçılık ve ticaretten geçimlerini sağlarlardı.

Adanın Osmanlılar tarafından ne zaman fethedildiği tam olarak bilinmiyor. Yalnız bazı bilgiler doğrultusunda, adanın Osmanlı fethi öncesi bir korsan yatağı olduğunu göstermektedir. Ada, ancak 17. Yüzyılda, yani çevresinin tamamen Osmanlı toprağı olmasından yaklaşık 2 asır sonra arşiv belgelerine yansır. Bu sırada Adakale Avusturyalıların eline geçmiştir ve Belgrad'ın yeniden fethinden sonra sadece 400 kişilik bir birlik gönderilerek 1691'de geri alınır.

Ada uzun süre Osmanlıların Avrupadaki önemli savunma noktalarından biri oldu. 18. yüzyıl başlarında yeniden Avusturyalıların eline geçirilen Adakale 1738'de, Sultan I. Mahmud dönemimde Osmanlı sınırlarına tekrar dahil edilir. Mühimme Defteri'ndeki bir kayıtta Adakale bizzat padişahın diliyle, "kilid-i memleket-i Erdel ve Macar ve miftah-ı ülkât-ı Belgrad ve Tamşıvar", yani Macaristan'ın kilidi ve Sırbistan ve Romanya'nın anahtarı diye zikredilmiştir. Osmanlı Devleti 93 Harbi ile beraber bölgedeki topraklarını kaybetmesine rağmen Berlin Antlaşmasında ismi geçmediği için Adakale Osmanlı idaresinde kalmaya devam etti. Adada yaşayan halk II. Meşrutiyet'in ilanından sonra yapılan seçimlere de katıldı. 12 Mayıs 1913'te Avusturya-Macaristan tarafından işgal edilen ve Macaristan kısmına bağlanan, Adakale 1923 Lozan Antlaşması ile Romanya idaresine bırakıldı.

Adakale 1967'de Romanya ve Yugoslavya'nın ortaklaşa Tuna nehri üzerinde inşa ettiği barajın suları altında kaldı. Adada yaşayan Türklerin büyük bir kısmı Türkiye'ye az bir kısmı ise Köstence ve Bükreş'e göç etti. Günümüzde bir Türk firması, Romanya hükümetinin de yardımlarıyla bölge yakınındaki Şimian adasında Adakaleyi yeniden inşa etmek için çalışmalara başladı.

Ayrıca bakınız:

  • Mustafa Armağan, "Geri gel ey Osmanlı!", Ufuk Kitap, Ekim 2007, s. 56-62.
  • Pasztor Arpad, "Macaristanda Türk dünyasının son günleri", Yeni Tarih Dünyası, Sayı: 7, 17 Aralık 1953, s. 287-289.
  • Raşit Çavaş, "Adakale'nin Romanya'ya verilmesi tartışması", Toplumsal Tarih, Sayı: 78, Haziran 2000, s. 4-12.
  • Hayri Gül, "Kale yıkıldı, hatıralar kaldı: Adakale", Zaman/Turkuaz eki, 26 Haziran 2005.
  • Cemal Kutay, "Bildiğimizden başka ve söylenmesi yasak Plevne", Tarih sohbetleri 1, Istanbul 1966, s. 148.
  • Mehmet Önder, "Ramazan'da sulara gömülecek olan bir Türk kasabası: Adakale", Türk Kültürü, Sayı: 54, Nisan 1967, s. 427-433.

Siteler

"http://tr.wikipedia.org/wiki/Adakale" adresinden alındı.

 

Rumeli’de Osmanlı Mirası

E-mail Print PDF


Üç fotoğraf sanatçısı Osmanlı’nın Rumeli’deki cami, zaviye, medrese, han, hamam, çeşme, su kemeri, köprü, bedesten ve kalelerden oluşan kültürel mirasını fotoğrafladı.

İLHAM KAYNAĞI EVLİYA ÇELEBİ

Rumeli’de Osmanlı MirasıAhmet Kuş, Feyzi Şimşek ve İbrahim Dıvarcı’nın birlikte gerçekleştirdiği çalışma, ‘Rumeli’de Osmanlı Mirası’ adıyla kitaplaştırıldı. Üç cilt olarak hazırlanacak çalışmanın birinci cildinde Arnavutluk ve Makedonya’da bulunan 217 eser yer alıyor. Çalışma 2010 yılına kadar tamamlanacak ve Osmanlı’nın Rumeli’deki eserlerinin yüzde 95’i kayıt altına alınmış olacak. İbrahim Dıvarcı, Ahmet Kuş ve Feyzi Şimşek, Rumeli topraklarını adım adım dolaştı, Hazinedaroğlu İnşaat Grubu tarafından finanse edilen çalışmanın birinci ayağında Arnavutluk ve Makedonya’da bulunan 217 eseri fotoğraflandı ve kitaplaştırıldı. Arnavutluk ve Makedonya’da Osmanlı döneminden günümüze ayakta kalmış ve Osmanlı mimarisine ait eserlerin fotoğraflarının yer aldığı çalışma, Osmanlı tarih ve mimarisine ilgi duyanlar için titizlikle hazırlanmış görsel bir kaynak niteliği de taşıyor. Danışmanlığını Prof. Dr. Haşim Karpuz’un yaptığı Rumeli’de Osmanlı Mirası fotoğraf albümü Türkçe-İngilizce olarak hazırlanmış.

Fotoğrafçı Ahmet Kuş, esere Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nin ilham olduğunu anlatıyor. Bu alanda daha önce yapılan çalışmaların maddi olanaksızlıklar nedeniyle hedefine ulaşamadığını belirten fotoğrafçı, özel sektörden destek aldıkları için kendilerini şanslı görüyor. Ekrem Hakkı Ayverdi’nin yapmış olduğu saha çalışmalarının da işlerini oldukça kolaylaştırdığını belirten Kuş, Rumeli’de Osmanlı Mimarisi kitabının gelecek yıllarda yapılacak çalışmalara rehberlik edeceği inancında.

Read more...
 


Page 2 of 2


nakliyat evden eve nakliyat evden eve nakliyat gebze evden eve nakliyat