hd film izle film izle demirdöküm demirdöküm servis bosch servis vaillant servis eca servis ariston servis
 

BEDESTEN

Bedestenler, Kervansaraylar, Hanlar, Çarşılar, Köprüler, Ticarî ve Sosyal Yapılar, Ticaret Tarihi...

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

TOKAT SAAT KULESİ

E-mail Print PDF


Tokat il merkezinde Behzat semtinde bulunan saat kulesi Mutasarrıf Bekir Paşa ile Belediye Başkanı Enver Bey’in çabaları ile 1902 yılında yaptırılmıştır. Sultan II. Abdülhamit’in tahta çıkışının 25. yıldönümünde Anadolu’daki diğer bazı saat kuleleri ile birlikte bu saat kulesi de yapılmıştır. Giriş kapısı üzerindeki mermer levha üzerinde yalnızca h.1317 (1901–1902) tarihi yazılıdır.

Saat Kulesi kesme taştan, 33 m. yüksekliğindedir. Kare kaide üzerinde sekizgen gövdelidir. Bu gövdenin üzerindeki dışarıya doğru çıkıntılı silmelerle gövde üçe bölünmüştür. Bunun üzerinde de yine sekizgen, ancak daha dar biçimde üzeri kubbeli balkon çevresine dört yöne bakan yuvarlak saat kadranları yerleştirilmiştir.

Kulenin girişi güney yönünde olup, aynı zamanda buraya dışarıya çıkıntılı, üzeri üçgen silme çatılı bir muvakkithane yerleştirilmiştir.

Tokat Saat Kulesi Tokat Saat Kulesi

 

UŞAK BEDESTENİ (Sarraflar Çarşısı)

E-mail Print PDF

Uşak il merkezinde bulunan bu bedestenin kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi ve banisi kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber bazı kaynaklarda bir İtalyan mimar tarafından 1901’de yaptırıldığına dair bilgi bulunmaktadır.

Bedesten kesme taştan dikdörtgen planlı olarak yapılmış, dikdörtgenin iki ucu arasına da birer giriş kapısı yerleştirilmiştir. İnce uzun bir koridorun çevresinde odalar sıralanmıştır. Yapı üslubu XX. yüzyılın başlarına ait herhangi bir ekole uymamaktadır. Bedesten uzun süre harap durumda kalmış 1980’li yıllarda restore edilmiştir. Bu restorasyon sırasında tamamen özgünlüğünden uzaklaşmış olup, XX. yüzyılın sonlarına ait modern bir mimari özelliği göstermektedir.

Günümüzde Sarraflar Çarşısı olarak kullanılmaktadır.

Uşak Bedesteni eski görünümü (ön) Uşak Bedesteni eski görünümü (iç)

Uşak Bedesteni yeni görünümü (ön) Uşak Bedesteni yeni görünümü (iç)

 

Karaman Belediyesi 'Türk Dili ve Kültür Parkı' Projesi

E-mail Print PDF

Kâmil UğurluKaraman Belediye Başkanı Kâmil Uğurlu, 'Türk Dili ve Kültür Parkı' projesinin, yenileme alanı ilan edilmesi kararının Bakanlar Kurulu'nda onaylandığını söyledi. Uğurlu, yerel yöneticilerin yaptıkları projelerde, kentin yüzlerce yıl sonraki ihtiyaçlarına cevap verebilmesinin çok önemli olduğunu belirtti.

Karaman'ın tarihinin binlerce yıl öncesine dayandığını ifade eden Uğurlu, ''Kent merkezinde onlarca gezilecek, görülecek yerler var. Bir Aktekke Cami, Hatuniye Medresesi, İmaret Camisi, Hacıbeyler Camisi, Karaman Kalesi, Hisar Camisi ve buna benzer birçok eser hangi kentimizde var diye sormak lazım'' dedi.

Göreve geldiği gün 'Türk Dili ve Kültür Parkı' adı altında, bütün bu sayılan değerleri içinde bulunduran 20 hektarlık bir alanı kapsayan projeyi açıkladıklarını anımsatan Uğurlu, şunları kaydetti:

''Bu proje, Karaman Kalesi ile Aktekke Camisi arasında kalan yaklaşık 20 hektar alanda kentsel tasarım ile dev bir park yapmaktı. Hazırlanan tasarımda Karaman Kalesi ile Aktekke arasında görsel bağlantı kurmak amaçlanmış, insanlar için gezi alanları, yeşil alanlar, kültürel faaliyetlerin yapılabileceği tarihsel yapıya uygun binalar tasarlandı. Her şey hazırdı. Belediye olarak söylenenlere kulak asmadan projenin önündeki engellerin kalkması için çalışmalarımızı hızlandırdık. Bu alanın Bakanlar Kurulu kararı ile yenileme alanı ilan edilmesi gerekiyordu. Bu karar alındı ve Resmi Gazete'de yayımlandı.''

Projenin, Karaman'ın 'Çılgın Proje'si olduğunun altını çizen Uğurlu, projede ihale aşamasına gelindiğini vurgulayarak, emeği geçen herkese teşekkür etti.

Karaman Belediyesi 'Türk Dili ve Kültür Parkı' Projesi Karaman Belediyesi 'Türk Dili ve Kültür Parkı' Projesi

Karaman Belediyesi 'Türk Dili ve Kültür Parkı' Projesi Karaman Belediyesi 'Türk Dili ve Kültür Parkı' Projesi

 

İZMİR ÇEŞME - KANUNÎ KERVANSARAYI

E-mail Print PDF

İZMİR ÇEŞME KERVANSARAYI

İzmir ili Çeşme ilçe merkezinde, deniz kıyısında bulunan bu kervansaray kitabesinden öğrenildiğine göre h.935 (1528) yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın emri ile yapılmıştır.

Kitabenin mealen anlamı:
“Tanrı tarafından korunulan bu binanın yapılmasını kara ve denizin sultanı Sultan Selim oğlu Sultan Süleyman 935 (1528) yılı tarihinde emretti. Bunu Babuçcuoğlu Ali yaptı”.

Bu kitabeden öğrenildiğine göre kervansarayın mimarı Ali Babuçcuoğlu Ömer’dir. Ancak, Osmanlı kaynaklarında bu mimarın başka bir eserine rastlanmamıştır. Evliya Çelebi bu kervansarayla ilgili bazı bilgiler vermektedir:

“Kıblesi tarafındaki varoşu ile Çeşme Kalesi Sığla sancağı hükmünde Cezayir kaleminde yüz elli akçe kazadır ve nahiyesi kırk köydür. Yüz elli toprak örtülü bağlı bahçeli evlerdir. Sahilde bir cami, karşısında bir han-ı azimi var. Cümle yetmiş ocaktır. Çatısındaki kurşunu kâfirler almıştır ve imareti vardır. Bu imaretler Süleyman Hanın veziri iken maktül olan İbrahim Paşa’nın hayratıdır”.

Evliya Çelebi’ye dayanılarak kervansarayın Kanuni Sultan Süleyman’ın sadrazamı makbul ve maktül İbrahim Paşa tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır.
Read more...
 

AYDIN KUŞADASI - ÖKÜZ MEHMED PAŞA KERVANSARAYI (KURŞUNLU HANI)

E-mail Print PDF

AYDIN KUŞADASI - ÖKÜZ MEHMED PAŞA KERVANSARAYI (KURŞUNLU HANI)

AYDIN KUŞADASI - ÖKÜZ MEHMED PAŞA KERVANSARAYI (KURŞUNLU HANI)

AYDIN KUŞADASI - ÖKÜZ MEHMED PAŞA KERVANSARAYI (KURŞUNLU HANI) 

AYDIN KUŞADASI - ÖKÜZ MEHMED PAŞA KERVANSARAYI (KURŞUNLU HANI)

Kervansaray, Öküz Mehmed Paşa tarafından 1618 yılında, deniz ticareti için yaptırılmış, iki katlı, avlulu bir yapıdır.

Kurşunlu Han'daki burç ve mazgal delikleri, Kale'nin şiddetli muharebelere maruz kaldığını göstermektedir. Ortalama 28.50 x 21.60 Metre ölçüsündeki avlunun çevresini her iki katta da revak ve odalarla sarar. Bu Kervansaray'ın varlığı, Osmanlılar zamanında Kuşadası'nın kervan yollarından birinin sonunda ülkenin iç bölümlerinden gönderilen ticari malların ihraç limanı olduğunu gösterir. Yapı, Evliya Çelebi'nin "Seyahatname" sinde ayrıntılı olarak anlatılmaktadır. Yapı, 1966 yılında "Clup Mediterranee" tarafından kiralanıp restore edilerek "Turistik" Konaklama İşletmesi" olarak hizmete açılmıştır. Bugün, bu işlevini sürdürmektedir.

 

Kürekli ve Yelkenli Osmanlı Gemileri

E-mail Print PDF
mağribden maşrıka
ünlü
deniz gazisi
gemi mimar ve mühendisi
Cezayir sultanı
mirmiran-ı derya
Barbaros Hayreddin Paşa'ya
ve
pirlerinin izinde giden denizcilere
hürmet ve minnetle....



Kürekli ve Yelkenli Osmanlı Gemileri, Osmanlı donanma gemilerinin tarihini tesbit etmek kadar arşiv, kütüphane ve müzelerde bulunan görsel malzemeyi bir araya getirerek bir gemi görüntü koleksiyonu oluşturmak üzere hazırlanmıştır.

Maksadımız, gemilerin yüzyıllar içinde geçirdiği değişiklikleri ve yeni model denemelerini sebepleriyle ortaya koyabilmektir. Osmanlı savaş gemilerinin isimleriyle resimlerini birleştirmek konusunda bugün hala yapılan hata ve eksiklikler dikkate alındığında böyle bir çalışmanın ehemmiyeti izahtan varestedir.



Osmanlı gemilerinin gelişim tarihini aynı dönemi paylaşmış olan diğer Avrupalı denizci devletlerin uygulamalarından bağımsız olarak düşünmek imkansızdır. Bununla beraber, -çağdaş devletlerde görülmeyen- gemi inşa sanayiini kendi imkanları ile yürütebilme özelliği, Osmanlı denizcilinin bugün dahi yeterince bilinmeyen bir yönüdür.

Bu kitap, denizlerdeki beşyüz yıllık Osmanlı varlığını belgelemektedir.



Önsöz
Bu kitabın amacı, Osmanlılar'ın denizlerdeki hakimiyet mücadelesinde etkin rol oynayan ve deniz güvenliğini sağlayan gemilerin, kısa ve öz olarak tarihini ortaya koymaktır. Doğrudan veya dolaylı bir savaş silahı olan gemilerin deniz tarihinde ne derece büyük bir önemi haiz olduğu açıktır. Bu sebeple kitapta, Osmanlı deniz seferleri tarihinden çok donanma gemileri ve özellikleri ön plana çıkarılmıştır.

Bu araştırmada Osmanlı savaş gemilerinin yüzyıllar süren gelişimi içinde değişim tespit edilmeye çalışılmış, gemi türleri ile genel özellikleri belirlenmiş ve görüntülerine yer verilmiştir. Bununla beraber, savaş gemileri arasındaki mücadele ve rekabette gemi türlerinin rolü, gemilerin yapısındaki değişimin denizlerde ne ifade ettiği, bunun deniz ulaşımına etkisi gibi konular yeterince açıklığa kavuşturulamamıştır. Osmanlı savaş gemilerinin teknik özellikleri, personeli ve seyrüsefer şartları hakkında bildiklerimizin son derece sınırlı olması bu konuda kalem oynatmayı güçleştirmektedir. Nitekim gemi türleri ile görüntülerini birleştirmeyi amaçlayan bazı neşriyatta ciddi yanlışlar yapıldığı göze çarpmaktadır ki, bu tür örnekler, elinizdeki kitabın hazırlanması hususunda yazarını cesaretlendirmiştir.



Denizlerde meydana gelen hadiselerin asıl unsuru olduğu halde hakkında çok az şey bilinen bir Osmanlı savaş gemisini, ormanda bir ağaç iken tersane kızağında tekne haline gelişine, suya indirilişinden donanımı tamamlanarak denizlere açılışına kadar geçirdiği süreci izlemek deniz tarihi açısından olduğu kadar teknoloji, sosyal ve ekonomi tarihi için de büyük bir önem taşımaktadır. İmparatorluğun son dönemlerine kadar gemi inşa sanayiini kendi imkanları ile yürütmeyi başaran Osmanlılar'ın, çağdaşı devletlerin hiçbirinde görülmeyen bu üstünlüğü bile henüz yeterince incelenmemiştir. Bu sebeple kitaba Osmanlı denizciliğinin gelişim ve değişim dönemlerini belirlemek maksadıyla giriş mahiyetinde bir tarihçenin ilavesi gerekli görülmüştür.
Read more...
 

İZMİR KONAK - SAAT KULESİ

E-mail Print PDF


İzmir Saat Kulesiİzmir Konak Meydanı’ndaki Saat Kulesi, eski Sarıkışla önünde bulunuyordu. Sultan II. Abdülhamit’in tahta çıkışının 25. yılında eski sadrazamlardan ve İzmir Valisi Kıbrıslı Kamil Paşa tarafından h.1307 (1901) tarihinde yaptırılmıştır. Kıbrıslı Kamil Paşa’nın oğlu Bahriye Mirlivası Sait Paşa ve Belediye Reisi Eşref Paşa’dan oluşan bir komisyon kulenin yapımını üstlenmiştir. Kulenin yapımından önce İstanbullu kuyumcu Zingulli Usta tarafından kulenin küçük bir maketi yapılmıştır. Buradaki Fransızca bir kitabeden mimarının İzmirli S. Raymond olduğu öğrenilmektedir. Kulenin ilk ismi Hamidiye Kulesi idi.

Saat Kulesi’nin kaidesi beyaz mermerden, diğer bölümleri kesme taştan yapılmıştır. Dört basamaklı, haç biçiminde bir platform üzerinde 25 m. yüksekliğinde, sekizgen kaideli ve dört katlı bir yapıdır. Buradaki sekizgenin dar kenarlarında dörder küçük sütun üzerine oturan sebillere yer verilmiştir. Bu sebiller at nalı kemerli olup, baldaken biçimindedir ve üçer çeşmesi ile kurnası, ortasında da fıskiyeleri bulunmaktadır. Bu fıskiyelerden iki tanesi günümüze gelememiştir. Baldakenlerin üzeri kubbelerle örtülmüştür. Sebiller arasında kalan dört cepheye de at nalı şeklinde kemerler ve demir şebekeli açıklıklar bırakılmıştır. Ayrıca tümünün üzerini bir saçak örtmüştür.

Saat Kulesi’nin sekizgen kaidesi üzerinde sütunlu bir galeri ile onun da üzerinde köşeleri pahlanmış kare prizma şeklinde gövde bulunmaktadır. Bu gövde oldukça zarif başlıklı küçük kubbeli kaideli sütunların birbirlerine bağlanması ile üç dilimli bir görünüm kazanmıştır. Buradaki galeri ve çeşmelerde kullanılan yeşil ve pembe renkli sütunlar Marsilya’dan getirilmiştir. Bu sütunların başlıkları ve köşeleri bitkisel süslemelerle bezenmiştir.

Gövdenin dört bir yönüne at nalı kemerli küçük pencereler açılmıştır. Bunların üzerinde doğu ve batı yönlerinde küçük birer Osmanlı arması, kuzey ve batı yönlerinde de Sultan II. Abdülhamit’in tuğraları kabartma olarak yerleştirilmiştir. Bununla beraber Cumhuriyetin ilanından sonra, 1927 yılında çıkan “Milli ve Resmi binalarda kullanılan tuğra ve methiyelerin kaldırılmasını” içeren kanun nedeni ile buradaki tuğra ve armalar kaldırılmış, yerlerine ay yıldız kabartmaları konulmuştur.

Kulenin 12 küçük sütun üzerine oturan dördüncü katı ana gövdeden çok daha dardır ve üzerini ay şeklinde alem olan metal bir kubbe örtmektedir. Bu bölümde günümüzde çalışmayan saatin çanı bulunuyordu. Ancak bu bölüm 1974 depreminde yıkılmış ve 1976’da onarılmıştır.

Saat Kulesi’nin gövdesi içlerinde beş kollu yıldızların bulunduğu baklava dilimleri ile doldurulmuştur. Gövdenin üst bölümü üç sıra mukarnasla genişletilmiş ve buraya 75 cm. çapında, Alman İmparatoru II. Wilhelm’in hediyesi olan dört saat konulmuştur. Bu saatlerin mekanik bölümleri demir köşebentler ve döküm ayaklar üzerine oturtulmuştur. 22 dişli çarktan oluşan saat parçaları üzerinde 1901 tarihi görülmektedir.

Topkapı Sarayı Müzesi’nde bu saat kulesinin gümüş bir maketi bulunmaktadır.

 

İSTANBUL - MOĞLOVA SU KEMERİ

E-mail Print PDF

İSTANBUL - MOĞLOVA SU KEMERİ

İSTANBUL - MOĞLOVA SU KEMERİ
Fotoğraf: Mehmed
Özçay

İSTANBUL - MOĞLOVA SU KEMERİ
Fotoğraf: Mehmed
Özçay

Mağlova Kemeri ya da Muallakkemer, Mimar Sinan tarafından 1554-1562 yılları arasında İstanbul'da, Alibey Deresi vadisi üzerinde yapılmış olan su kemeri. Bugün Gaziosmanpaşa ilçesi sınırlarında bulunan Cebeci köyü yakınlarındadır. 1563 yılında selden zarar görmüşse de aynı yıl onarılarak eski haline getirilmiştir. Alibeyköy barajının göl suyu yapıtın dörtte birini kaplamaktadır. Kemer İstanbul'a su taşımaya devam etmektedir. Eser dünya su mimarisinin baş yapıtlarından biri olarak kabul edilir.

36 metre yüksekliğinde ve 257 metre uzunluğunda olan kemer, iki katlıdır. Kemerin alt katında 8 büyük üst katında 8 küçük gözü bulunmaktadır. alt katında bulunan gözlerden 4 tanesi diğerlerine nazaran daha büyük yapılmıştır. Genişlikleri 18,4 metredir. üst katında ki orta 4 gözün genişlikleri ise 13,4 metredir.

2005 yılında 20 TL değerinde 5.000 adet Mağlova Kemeri Hatıra Parası basılmıştır.

 

İSTANBUL - FİLDAMI SARNICI

E-mail Print PDF

İstanbul Fildamı SarnıcıFildamı Sarnıcı, Bizans'ın altın çağı 5-6. yüzyıllarda yapıldığı tahmin edilen, Osmaniye Veliefendi'deki Fildamı; Bizans İstanbul'unun dört büyük açık sarnıcından bir tanesidir.

Fildamı adının tam olarak nereden geldiği bilinmemekle beraber Bizans'ın altın çağı olan V-VI. Yüzyıllarda yapıldığı tahmin ediliyor. Bizans'ın son dönemlerinde, ordu ve saraya ait fillerin barındırılmış olduğundan dolayı böyle bir ismin konduğu fikri gerçeğe en yakın rivayet olarak kabul edilmiştir. Sarnıç duvarlarının nişlerle beraber kalınlığı 7 metredir. Duvarlar aşağıdan yukarıya doğru 7 sıra taş, 7 sıra tuğla kuşak şeklinde örülmüştür. Tuğla kuşaklarda beşer tuğla sırasından oluşturulmuştur. Osmanlılar döneminde, burada ordu ve saraya ait fillerin barındırılmış olduğu fikri ağırlık kazanmıştır. Bizans açık sarnıçlarının günümüze kadar gelmiş en çarpıcı ve en sağlam örneğini oluşturan 127.00 m x 76.00 m uzunluklarındaki Fildamı'nın Bakırköy'deki Magnaura ve Jucundianae saraylarına, bunun yanında Veliefendi hipodromu ve Çırpıcı çayırlarının bulunduğu yerde kurulan Bizans ordugahına su sağladığı düşünülmektedir.

Read more...
 

SAMSUN VEZİRKÖPRÜ - FAZIL AHMET PAŞA BEDESTEN VE ARASTASI

E-mail Print PDF


SAMSUN  VEZİRKÖPRÜ - FAZIL AHMET PAŞA BEDESTEN VE ARASTASISamsun Vezirköprü ilçe merkezinde bulunan bedesten ve arasta Fazıl Ahmet Paşa döneminde yaptırılmıştır. Kitabesi bulunmadığından yapım tarihi tam olarak kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber 1660 yılında Köprülü Mehmet Paşa’nın eşi Ayşe Hatun’un babası Yusuf Ağa tarafından yaptırıldığı konusunda kaynaklarda bazı bilgilere rastlanmıştır. XVII. Yüzyıl eseridir.

Bedestenin çevresinde arasta eklenerek yapı daha da geliştirilmiştir. Kesme taştan yapılmış olup, kare planlıdır. Bedestene dört cephesindeki yuvarlak kemerli kapılardan girilmektedir. Üzeri pandantifli dört ayrı kubbe ile örtülmüştür. Bu kubbeler duvarla üzerine tuğla kemerlerle oturtulmuştur. Bedestenin ortasındaki ana kubbe ile diğer kubbeler arasına bir de dua kubbesi yerleştirilmiştir. İç mekâna dükkânlar sıralanmıştır.

İç ve dış bedesten olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Dört giriş kapısı ve içerisinde 110 dükkânı bulunmaktadır. İç bedesten geçmişte kervansaray olarak kullanılmıştır. Bedesten Ayşe Hanım tarafından vakfedilmiştir. Arasta bölümü Bedestenin çevresinde gelişmiştir. Dört yandan basık kemerli kapılarla girilen bedesten kare planlı dört kubbeyle örtülü muazzam bir yapıdır. Kubbeler duvarlara bitişik tuğla kemerlere oturtulmuştur. Yuvarlak kubbeli kapılarla girilen arastanın kuzeyinde tonozlu dükkânlar yer alır. Bedestene bakan yüzdeki dükkânlar yer kazanmak amacıyla üçgen biçiminde yapılmıştır.

İç Bedesten olarak adlandırılan Kervansarayın ülkemizde tek sütun üzerine 4 kubbeli tek kervansaray olduğu iddia edilmektedir. Sütun içerisinde gizli bir oda bulunmaktadır.

SAMSUN  VEZİRKÖPRÜ - FAZIL AHMET PAŞA BEDESTEN VE ARASTASI
Foto: Çetin Koşar

 

KOCAELİ DİLOVASI - MİMAR SİNAN KÖPRÜSÜ

E-mail Print PDF

16. Yüzyılda Diliskelesi mevkiinde Dilderesi üzerinde, Kanuni Sultan Süleyman tarafından Koca Mimar Sinan'a yaptırılmıştır. Köprünün mimarının Mimar Sinan olmasından dolayı da halk dilinde köprüye Mimar Sinan Köprüsü de denilmektedir Üç gözlü olan tarihi köprünün ayaklarının ortasında boşaltma gözleri vardır. Uzunluğu yaklaşık 20 metre kadardır. Köprü hiç onarım görmeksizin günümüze kadar ayakta kalabilmiştir. 16 Yüzyılın başlarında inşa edilen köprünün herhangi bir bakım ve onarım görmeden zamanımıza intikal etmesi, köprünün ne kadar sağlam yapıldığını ortaya koymaktadır.

Gebze ilçe merkezinden 12 km. uzaklıkta bulunan köprü İstanbul-Ankara Karayolunun güneybatısında ve tarihi Bağdat Yolu ile Dilderesi'nin tam üzerinde yer almaktadır Köprü Diliskelesi alanında olduğundan, halk arasında diğer adı da Diliskelesi Köprüsü'dür. Köprüde bir kitabe bulunmadığından yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Her ne kadar bazılarınca köprünün IV Mehmet Han (Avcı Mehmet) tarafından yaptırıldığı ileri sürülmüşse de, bu iddianın her türlü dayanaktan yoksun olduğu noktasında ciddi araştırmacılar birleşmişlerdir

Son yıllarda SİT alanı ilan edilmiş olan Dilderesi üzerinde bulunan ve araç trafiğine kapatılan tarihi köprünün girişlerine araçların geçmemesi için beton engeller konulmuştur. Dilovası sınırları içerisinde sağlam kalabilen tarihi eser olarak tek olan Mimar Sinan Köprüsü maalesef gereken ilgiyi görememektedir. Kaderine terk edilen tarihi köprü fabrikaların arasında kaybolmak üzeredir.

 

ANKARA YENİMAHALLE - AKKÖPRÜ

E-mail Print PDF

ANKARA YENİMAHALLE - AKKÖPRÜ

Akköprü, Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde, Varlık Mahallesi'ndedir. Anadolu Selçuklu sultanı I. Alaeddin Keykubad zamanında yaptırılmış tarihi bir köprüdür. 1222 yılında, eski Bağdat ticaret güzergahının geçtiği bir konumda, Ankara Valisi Kızıl Bey tarafından inşa ettirilmiştir. Köprü günümüze kadar sağlam durumunu koruyabilmiştir.

Köprü kesme bazalt taşından inşa edilmiştir. Toplam 7 adet sivri kemeri bulunmaktadır. Kemerlerden dördü büyük, üçü ise küçük kemer tipindedir. Metalik korkuluklar sonradan eklenmiştir. Batı yönünde biri silik olmak üzere iki kitabe yer almaktadır. 2010 yılında restore edilmiştir.

 


Page 11 of 17


RESTORASYON / KORUMA

ARKEOLOJİ

KİMLER ÇEVRİMİÇİ

We have 141 guests online

nakliyat evden eve nakliyat evden eve nakliyat gebze evden eve nakliyat