hd film izle film izle demirdöküm demirdöküm servis bosch servis vaillant servis eca servis ariston servis
 

BEDESTEN

Bedestenler, Kervansaraylar, Hanlar, Çarşılar, Köprüler, Ticarî ve Sosyal Yapılar, Ticaret Tarihi...

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

KAYSERİ İNCESU - MERZİFONLU KARA MUSTAFA PAŞA KERVANSARAYI

E-mail Print PDF

KAYSERİ İNCESU - MERZİFONLU KARA MUSTAFA PAŞA KERVANSARAYI

Merzifonlu Kara Musafa Paşa tarafından yaptırılan külliyenin yapıları içerisinde görünümü abidevi olan Kervansaray son dönemde restore edilerek güzel bir görünüme kavuşmuştur.

Adana-Niğde-Kayseri ile Nevşehir-Ürgüp-Kayseri'yi birleştiren çağın önemli yollarından İpekyolu üzerindeki kavşakta, İncesu’da 1660 yılında Merzifonlu Kara Mustafa Paşa tarafından bir külliye yaptırılmıştır.

Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Kervansarayı, çarşı, cami, medrese, tabhane ve hamam ile birlikte külliyeyi meydana getirmektedir.

Kervansarayın cephesi kuzeydoğuda yola paralel olarak yerleştirilmiştir. Bir yanı cami avlusu, bir kenarını kuşatan arasta aynı yönü korumuştur. Kervansarayın üç yanı revakla çevrili, avlusunun iç ölçüleri yola bakan ve arastaya bitişik olan yanlarda 56 metre, güneydoğuda 51,20 metre, kuzeybatıda 49,60 metredir. Arkasını dereye vermiş olan güneydoğu duvarı dıştan payandalarla ve ayrıca külliyenin suyunu sağlayan ve ilçeye adını veren İncesu deresinin üstünde üç gözlü olarak inşa edilen su kemerleri vasıtasıyla takviye edilmiştir. Su kemerleri altından at, üzerinden insan rahatça geçebilecek durumdaydı. Zaman içerisinde sel sularının alüvyonlarıyla köprünün gözleri daralmış ve 1970'li yıllarda ilçenin sel suları altında kalmasına sebep olmuştur.1970'li yıllara kadar çoğu yeri yıkılmış olan surun ve köprünün kalan kısımları da zamanın Belediye Başkanı tarafından yıktırılmıştır. Kervansarayın kışlık kısmının dış ölçüleri 53.50x29.50 m. olan büyük ve yüksek bir yapıdır. Sivri, beşik tonozlu bir ön hacmin gerisindeki kapıdan, ortada altışardan iki sıra ayağa binen 21 çapraz tonozun örttüğü iç mekana geçilir. Kışlık kısmın dört yanı bir seki ile çepeçevre kuşatılmış, sekinin gerisine 36 ocak yeri konulmuştur. Bu ocakların bacaları dört satıhlı çatının kenarlarında yükselir.

Read more...
 

ANKARA NALLIHAN - KOCAHAN

E-mail Print PDF


ANKARA NALLIHAN - KOCAHANOsmanlı Veziri Nasuh Paşa Osmanlı-İran Antlaşmasından döndükten sonra buraya uğrayarak 1599'da hanı yaptırmıştır. Planı müstakil (dikdörtgen) şeklindedir. Sıkdörtgen planlı uzunluğunda bir yapıdır. Dış duvarlar moloz, iri taş, kireç harçlı, derzleri sıvasız kargirdir. Moloz taşların arası yatay ve dikey olarak düzgün bir şekilde konmuş tuğlalarla sıkıştırılmış ve kum ve küçük çakıllı harçla tutturulmuştur. Kapı dairevî geniş ve uzunca bir tonozdur. Tonozun içinde iki yanında sivri kemerli iki tonoz daha uzanır ki, buraları depo olarak kullanılmaktadır. Tonozun iç tarafında, kesme kırmızı köfeki taşı, dairevî bir kemer vardır. Kemerin dışarıya bakan yüzünde takriben 0.20x0.23'lük ve 18 delikli bir nal tesbit edilmiştir. İçi dört duvarla çevrili geniş ve uzun bir avludur. Duvarda kısa fasılalarla, önü yukarıya kadar açık ocak yerleri vardır. 

46 odadan ibaret olduğu 46 adet baca yerinden anlaşılan bu hanın çatısı yıkılmış olup halen duvarları mevcuttur. Kapladığı yer 3000 m2 dir. Bu duvarların iç tarafına, içe meyilli saç kaplı, basit bir ahşap sundurma avluyu fırdolayı çevirecek şekilde yapılmıştır.Yapının yan tarafında bulunduğu söylenen kitabesi 1944 zelzelesinde düşmüş ve parçalanmıştır. Pazartesi günleri sebze hali olarak kullanılan yapı korunmalıdır.

ANKARA NALLIHAN - KOCAHAN

Read more...
 

International Dunhuang Project (Silk Road)

E-mail Print PDF

About IDP

'The International Dunhuang Project is an amazing example of the importance, power and potential inherent in digital collaboration. This project provides resources to all levels of users from schoolchildren to post-doctoral researchers. It offers a springboard for collaboration and is an inspiration for other cross-cultural, multidimensional library-related websites.'
(The Journal of Web Librarianship, 1.1 (November 2007): 121-22.)

Background

Cave 16 at the Mogao caves, DunhuangLittle was known of the remarkable heritage of the Silk Road until explorers and archaeologists of the early twentieth century uncovered the ruins of ancient cities in the desert sands, revealing astonishing sculptures, murals and manuscripts. One of the most notable discoveries was the Buddhist cave library near the oasis town of Dunhuang on the edge of the Gobi desert in western China. The cave had been sealed and hidden at the end of the first millennium AD and only re-discovered in 1900. Forty thousand manuscripts, paintings and printed documents on paper and silk were found in the cave itself. Tens of thousands more items were excavated from other Silk Road archaeological sites. These unique items have fascinating stories to tell of life on this great trade route from 100 BC to AD 1400. Yet most were dispersed to institutions worldwide in the early 1900s, making access difficult.

Read more...
 

KIBRIS - LEFKOŞA BEDESTENİ

E-mail Print PDF


Selimiye Camisi'nin güneyinde yer alan Bedesten, XIV. Y.Y.'a tarihlenen Gotik mimari tarzında inşa edilmiş olan bir kilise yapısıdır. Yapı, Venedik hakimiyeti döneminde St. Nicholas Kilisesi adı altında Ortodokslar tarafından metropolit binası, Osmanlı hakimiyeti döneminde ise bazı değişiklikler yapılarak kapalı çarşı ve hububat deposu olarak kullanılmıştır. Bu dönemde (1573) yapının ismi Bedesten olarak değiştirilmiştir. Kuzey kapısı, Gotik mimarinin ayakta duran en güzel örneklerinden birisidir. Kapının üstünde, Orta Çağın asil ailelerine ait armalar yer almaktadır. Yan yana iki kiliseden meydana gelen yapı içerisindeki bir odada, Ömeriye Camisinden getirilen Orta Çağa ait mezar taşları ile Osmanlı devrine ait ahşap bir tavan teşhir edilmektedir.

KIBRIS - LEFKOŞA BEDESTENİ

KIBRIS - LEFKOŞA BEDESTENİ

KIBRIS - LEFKOŞA BEDESTENİ

KIBRIS - LEFKOŞA BEDESTENİ

 

VAN MURADİYE - BEND-İ MAHİ KÖPRÜSÜ

E-mail Print PDF

VAN MURADİYE - BEND-İ MAHİ KÖPRÜSÜ VAN MURADİYE - BEND-İ MAHİ KÖPRÜSÜ

Köprü, Van–Muradiye karayolu kavşağının 4. km'sinin doğusunda yer alan Bend-i Mahi Çayı üzerinde yer almaktadır. Bend-i Mahi Köprüsü, güneybatı–kuzeydoğu istikametinde zemine kurulmuştur.

Köprü üzerinde kitabe bulunmamaktadır. İlhanlı hükümdarı Argun Han’ın (1284-1291) burada bir saray inşa ettirmesi, bu imar faaliyetleri içersinde köprün inşa edildiği düşünülmektedir. Köprünün, 1635-1639tarihinde Sultan IV. Murad‘ın Bağdat Seferi sırasında onarımı yapılmıştır. Bölgedeki imar çalışmaları Osmanlı döneminde de devam etmiştir.

Köprü tabiliye uzunluğu 56.20 m., genişliği farklı olmakla birlikte yaklaşık 4.35 m., yüksekliği ise 3.80 m.dir. Köprü girişleri “V” formunda genişleyerek stabilize yola geçiş yapmaktadır. Köprü çift gözlü ortası düz, kenarları her iki yana eğimli devam eden köprüler grubuna girmektedir. Yüksekliği 1.80 m., genişliği 2.50 m., boyu 6.70 m. olan muhtemelen köprü bekçileri için yapılan bir mekan bulunmaktadır. Köprü tabiliye döşemesi ve korkulukları günümüzde tamamen yıkılarak, beton malzeme ile aslına uygun olmayan bir şekilde onarılmıştır.

Tamamıyla su içersinde bulunan köprü ayakları aralındaki açıklıklar iki sivri kemer ile geçilmektedir. Sivri kemerler iki renkli taşlarla örgüyle olarak inşa edilmiştir. Memba ve mansap cephe kemerlerinin ortasında karşılıklı olarak yer alan bir kapı bulunmaktadır.

Bend-i Mah-i Çayı’nın geçtiği arazinin düz olması ve suyun her mevsimde durgun olmasından, memba cephesinde selyaran ve topuk bölümleri inşa edilmemiştir.

 

BİTLİS - EL AMAN KERVANSARAYI

E-mail Print PDF

 

El Aman Kervansarayı, Bitlis-Tatvan-Muş yolu ayrımında Rahva düzlüğü denilen yerde bulunmaktadır. Rahva Düzlüğü kış aylarında kervanlar için tehlikeli bir yerdi. Bu nedenle de kervansaray oldukça geniş bir arazide kurulmuştur. XVI. yüzyılda Van Beylerbeyi Hüsrev Paşa tarafından yaptırılmıştır. Kervansarayın ne zaman yapıldığını içeren bir kitabe günümüze ulaşamamıştır. Bu kervansaray Anadolu’nun en büyük ve eski kervansaraylarından birisidir.

Kervansaray avlu ile birlikte, 90 x 70 m uzunluğunda, beş ayrı bölümden oluşmaktadır. Kervansarayın batı bölümündeki kalın, kesme taş duvarlı bölüm adeta bir ribat (yol güzergahlarında askeri amaçlı küçük kale) görünümündedir. Silindirik payandalarla desteklenin bu bölüm yapının en eski bölümüdür.

Kervansaray doğu batı doğrultusunda iki sıra halinde iki sıra halinde üçerden altı paye ile üç nefe ayrılmıştır. Bu mekanların üzeri beşik tonozlarla örtülmüştür. Bu bölümün dışarıya açılan pencereler adeta birer mazgal görünümündedir.

Kervansarayın güney bölümü diğer taraflardan farklı olarak beş dikdörtgen hücreli olup bunlar da birer kapı ile avluya açılmaktadır. Bu hücrelerin güney kenarının ortasında da birer pencere, batı duvarlarında da birer ocak bulunmaktadır. Bu hücrelerin üzeri de dikey sivri kemerlerle örtülmüştür.

Kervansarayın ikinci bölümünü oluşturan kapalı mekan birinci yapının kuzey doğu köşesindedir ve ondan daha yüksek, daha geniş ve aydınlıktır. Kuzey duvarı diğer duvarların iki katı kalınlığındadır ve aynı zamanda, dıştan her kenardaki ikişer payanda ile desteklenmiştir. Bu bölüm avlu duvarı ile birleşerek daha değişik bir plan göstermektedir. Doğu batı yönünde iki sıra halinde, her sırada dört paye ve beş sivri kemerle üç uzun nef meydana getirmektedir. Birinci kısımdan daha büyük olan bu bölüm tonozlarla üstü örtülmüştür. Burada da mazgal pencereler duvarlara sıralanmıştır.

Read more...
 

Kendi Amerika’da gönlü Selçuklu’da

E-mail Print PDF
 “Bu binalara bakarak Türklerin ne denli güçlü, dürüst ve dosdoğru, mert insanlar olduklarını anlayabilirsiniz.”
Katherine BranningKendi Amerika’da gönlü Selçuklu’da
AYDOĞAN VATANDAŞ
“Eğer Selçuklular olmasaydı ne Osmanlı, ne Atatürk, ne de modern Türkiye Cumhuriyeti olurdu.” Bu sözler Amerikalı bir Selçuklu araştırmacısına, Katherine Branning’e ait. Branning aynı zamanda Alaaddin Keykubat’ın eşi Mahperi Hatun ile ilgili bir roman yazıyor. Katharine Branning, 20 yıldır Anadolu’daki tüm kervansarayları tek tek incelemiş bir İslam sanat tarihçisi.

Bir Anadolu âşığı demek belki daha doğru olur. Selçuklu sanatı ve mimarisi konusunda dünyadaki belli başlı uzmanlardan biri. Halen New York’ta yaşıyor; ama yılın bir ayını mutlaka Anadolu’da geçiriyor. Kayseri, Konya, Amasya, Tokat, Erzurum, Erzincan’ı geziyor, tarihî binaları inceliyor, insanlarla konuşuyor.

Katharine Branning, Amerika’nın orta batısında doğmuş. Paris Üniversitesi, Sorbonne ve Ecole du Louvre üniversitelerinden mezun olmuş. Akademik kariyerini İslamî sanatlar üzerine yapmış. Paris’te Fransız Mimarlık Enstitüsü’nde kütüphane müdiresi olmuş. Prof. Talat S. Halman ile Türk dili ve edebiyatı üzerine çalışmış. Şu anda New York’ta Fransız Büyükelçiliği’nin kültür hizmetlerinin yürütüldüğü French Institute ve Alliance France adlı kuruluşun üst düzey yöneticisi. Anadolu’ya ilgisi öğrencilik yıllarına uzanıyor. Paris’teki eğitimi sırasında binlerce slaytı incelemek zorunda kaldığı sıralarda, Sivas’taki Gök Medrese’yi görmüş ve şöyle demiş: “Ne yapıp etmeli, mutlaka bu konuda daha fazla şey öğrenmelisin.” 20 yıllık macera böylece başlamış. Türkiye’ye ilk kez 1976 yılında gidilmiş: “Orada inanılmaz şeyler hissettim. İnsanların cömertliğini, sıcakkanlılığını, nezaketini gördüm. Anadolu’da insanlar tanımasalar da selam verdiler bana, ben de onlara verdim.” diyor.

Read more...
 

HAKKARİ ŞEMDİNLİ - TAŞ KÖPRÜ

E-mail Print PDF

Hakkari - Şemdinli Köprüsü Hakkari - Şemdinli Köprüsü
Hakkari Şemdinli - Taş Köprü (Restorasyon öncesi ve sonrası)

Köprü, Hakkari’nin Şemdinli ilçesinin güneybatısında bulunan Dere İçi Yolu’nun 12 km.sinde Şemdinli Çayı üzerinde yer almaktadır. Yapı, güneydoğu kuzeybatı istikametinde zemin üzerine kurulmuştur.

Kitabesi olmayan köprünün inşa tarihi ve kim tarafından yapıldığı kesin olarak belli değildir. Ancak, köprünün 7 km. batısında yer alan Kelat Sarayı’nın inşa eden Şeyh Seyyid Mehmet Sıdık tarafından, XIX. yüzyılın sonlarında inşa edildiği tahmin edilmektedir. Köprü, 2002 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı, tarafından restorasyon çalışmaları yapılmadan önce kemeri sağlam olup, her iki yöndeki tempan duvarlarının bir bölümü tamamen yıkılmıştır. Son dönem onarımlarında köprü tabiliyesinde beton malzeme kullanılmıştır. Günümüzde sadece yaya ulaşımın sağlandığı köprünün çevre köyler ile ulaşımı, tarihi köprünün 100 m. güneybatısında son dönemlerde inşa edilen betonarme köprü ile sağlanmaktadır.

Hakkari Şemdinli Taş Köprü ve yeni köprü
Restorasyon öncesi Taş Köprü ve yanında yeni köprü

Read more...
 

ORDU ULUBEY - SARPDERE KÖPRÜSÜ

E-mail Print PDF

ORDU ULUBEY - SARPDERE KÖPRÜSÜ  ORDU ULUBEY - SARPDERE KÖPRÜSÜ
ORDU ULUBEY - SARPDERE KÖPRÜSÜ

İle Uzaklığı: 36 km.
İlçeye Uzaklığı: 9 km.
Nasıl Gidilir: Ordu-Ulubey karayolundan 23 km gidilerek Ulubey ilçesine gelinir. İlçeden Elmaçukuru-Akoluk-Sarpdere yolu takip edilerek tarihi köprüye varılır. Ulaşım son derece kolay olup yol asfalttır. 
Tarihçe: Yapılan incelemelere göre tarihi köprünün 500 yıla yakın bir geçmişi bulunuyor.  
Turizm Potansiyeli: Ulubey Kaymakamlığının girişimleri ile Tarihi Köprüyü Turizme kazandırma çalışmaları devam etmektedir.

Tahsin AYDOĞAN Akoluk Köyü Muhtarı
0 535 545 49 41

 

ORDU ULUBEY - KIZILİN KÖPRÜSÜ

E-mail Print PDF

 Ordu Ulubey Kızılin (Akoluk - Şahinkaya Köyü) Köprüsü Ordu Ulubey Kızılin (Akoluk - Şahinkaya Köyü) Köprüsü
ORDU ULUBEY - KIZILİN KÖPRÜSÜ (AKOLUK-ŞAHİNKAYA KÖYÜ)

İle Uzaklığı: 36 km.
İlçeye Uzaklığı: 9 km.
Nasıl Gidilir: Ordu-Ulubey karayolundan 23 km gidilerek Ulubey ilçesine gelinir. İlçeden Elmaçukuru-Akoluk-Şahinkayası yolu takip edilerek tarihi köprüye varılır. Ulaşım son derece kolay olup yol asfalttır. 
Tarihçe: Yapılan incelemelere göre tarihi köprünün 200 yıla yakın bir geçmişi bulunuyor. Ordu'dan Mesudiye ve Sivas'a, Sivas ve Mesudiye'den de Ordu'ya yaya olarak gelenler tarafından 1960 yılına kadar kullanılan köprünün yakınında bugün sadece temelleri kalan bir de han bulunuyor. Karadeniz'den İç Anadolu'ya giden İpek Yolu üzerinde bulunduğu için İpek Yolu Köprüsü de denilen bir büyük, iki küçük kemerli köprünün küçük kemerinin 1970'li yıllarda yıkıldığı anlatılıyor. Taş örme olan köprünün bu kısmı köylüler tarafından betonla onarılarak ulaşıma açılırken birkaç sene önce ise definecilerin köprünün bir ayağını tahrip ettiği söyleniyor. 
Turizm Potansiyeli: Ulubey Kaymakamlığının girişimleri ile Tarihi Köprüyü Turizme kazandırma çalışmaları devam etmektedir.
 
Tahsin AYDOĞAN Akoluk Köyü Muhtarı
0 535 545 49 41

 

AMASYA MERZİFON - KARA MUSTAFA PAŞA BEDESTENİ

E-mail Print PDF

AMASYA MERZİFON - KARA MUSTAFA PAŞA BEDESTENİKara Mustafa Paşa Külliyesi dahilindeki en önemli tesislerden biri Bedesten binasıdır. Bedesten, Merzifon’un Osmanlı iktisadi tarihindeki önemini vurgulayan en önemli yapılardandır. Merzifon Bedesteni, günümüze kadar yıpranarak gelebilmiş dükkân üniteleri hariç, asıl fonksiyonunu kaybettikten sonra, geniş hacimli iç mekânı bir müddet Merzifon Dokumacılar Kooperatifi tarafından dokuma atölyesi olarak kullanılmıştır. Bedesten’in Dokumacı esnafı tarafından kullanıldığı dönemde ciddi tahribata uğradığını biliyoruz. Bu dönemde dokuma tezgâhlarına ait betonarme temeller, kemerler arasına yerleştirilen demir kirişler ve güney duvara yerleştirilen bir asma kat ve kubbeyi delerek çıkarılmış bir baca yapılarak yapının orijinal durumu aşın derecede bozulmuştu. Yine büyük ihtimalle aynı dönemde mekânı daha fazla aydınlatmak amacıyla kubbe tepelerinde açılan delikler, sonradan beton bloklarla kapatılmış durumdaydı.

Dokumacılar Kooperatifinde ortaya çıkan ihmal ve suiistimaller ve ağır vergiler karşısında yüzyıllar boyunca dünya çapında bir üne sahip olan Merzifon Dokumacılık sektörü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmış ve Bedesten uzunca bir süre yalnızlığa terk edilmiş. Bu terk edilmişliğin ardından 1980′li yıllarda TEKEL tarafından tütün deposu olarak kullanılmıştır. 2000 yılında Bedestenin iç kısmı küçük çaplı bir onarımdan geçirilerek zemini düzeltilmiş ve Halk Eğitim Merkezi tarafından halı dokuma tezgâhları yerleştirilmiştir. Ancak bu durumda çok uzun sürmemiş ve bina bir ara özel bir tekstil firması tarafından üretim yeri olarak kullanılmıştır.

Read more...
 

KONYA - ZAZADİN HAN

E-mail Print PDF

 Konya - Zazadin Han

Konya'ya 22 kilometre uzaklıkta, Aksaray-Konya karayolundan 5 kilometre içerde Tömek köyü yakınında olan ve Saadeddin Köpek Hanı diye de anılan Zazadin Han, 1235-1236 yıllarında yapılmıştır. Güney cephede, kapalı mekana yakın bir yerde bulunan açık bölüm taç kapısı, beyaz ve açık kahverengi taşlarla yapılmıştır. Güney cephenin inşasında, çok miktarda işlenmiş buluntu taş kullanılmıştır. Taç kapının hacimli kitlesi içinde, duvara oturmuş basamaklarla çıkılan ve zengin bir taş süslemeye sahip olan mescidi yer almaktadır.

Zazadin Han (Restorasyon Sonrası)

Konya - Zazadin Han Konya - Zazadin Han

Zazadin Han'ın restore edilmeden önceki durumu (aşağıdaki fotoğraflar)

 
 
 

Read more...
 


Page 12 of 17


RESTORASYON / KORUMA

ARKEOLOJİ

KİMLER ÇEVRİMİÇİ

We have 130 guests online

nakliyat evden eve nakliyat evden eve nakliyat gebze evden eve nakliyat