hd film izle film izle demirdöküm demirdöküm servis bosch servis vaillant servis eca servis ariston servis
 

BEDESTEN

Bedestenler, Kervansaraylar, Hanlar, Çarşılar, Köprüler, Ticarî ve Sosyal Yapılar, Ticaret Tarihi...

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

KAYSERİ - SULTANHANI KERVANSARAYI

E-mail Print PDF

Kayseri Sultanhanı KervansarayıSultanhanı Kervansarayı, Kayseri-Sivas karayolu üzerinde ve Kayseri’ye 47 km uzaklıkta, Sultanhanı Köyü'ndedir. Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubat zamanında 1232-1236 tarihleri arasında yaptırılmıştır.

Sultanhanı Kervansarayı tipik Selçuklu kervansaraylarından biridir. Selçuklu kervansarayları aynı plana göre tasarlanmakla beraber aynı zamanda birbirinden farklı görünüme sahiptirler. Bu fark, ek yapılarla veya unsurlarla belirginleşmektedir. Sultanhanı da özellikle ortasındaki köşk mescit ile görünüm olarak diğer kervansaraylardan ayrılmaktadır.

Girişi kuzeyden olan taçkapısının her iki yanında, alt kısımları kare, gövdesi yarım daire sütunlardan oluşan kuleler yer alır. Kısmen yıkılmış olsa da Sultanhanı taçkapısı klasik Selçuklu taçkapılarından farksız olmasına karşın bu kulelerin arasında anıtsal bir görünümdedir. Taçkapıdan ustalıkla işlenmiş yıldızlı bir kubbenin örttüğü aralığa geçilir. Bu aralıktan, doğusunda ve batısında yedi kemerli bir revakın çevirdiği dikdörtgen şeklinde bir avluya çıkılır. Avlunun doğu bölümünde aynı zamanda arabalık ve ahır hizmetini görebilen, üstü örtülü, önü açık ve genişliği hanın dış duvarına kadar uzanana bir revak bulunmaktadır. Batı tarafında ise Avlunun batı tarafında revağın arkasında 4 oda ve kubbeleriyle hamam yer almıştır. Hamama sağdaki revağın kuzeybatı köşesindeki kapıdan girilir. Önce giriş holüne ve soyunma yerine daha sonra kurnalı ve kubbeli yıkanma yerine geçilir. Tabandan ısıtılan hamamın su deposu dikdörtgen planlı ve tonozlu mekanıdır. Hamam bölümüyle aynı sırada ve avlunun batı bölümünde yer alan odalar ise kervansarayın diğer hizmetleri için kullanılmış veya özel misafirleri ağırlamak için kullanılmış olmalıdır.

Kayseri Sultanhanı Kervansarayı

Kervansarayın batı bölümündeki yapıların genişliği doğu bölümünden daha fazladır. Bu sebeple avluyu ortalayan taçkapı, bulunduğu cephenin tam ortasına açılmamıştır. Giriş bölümünün her iki yanında birer oda bulunmaktadır. Bu odalar kervansaray bekçilerine veya kapı görevlilerine ait olsa gerekir.

Kayseri Sultanhanı KervansarayıAvlunun tam ortasında yer alan kare planlı köşk mescit kemerli dört kaide üzerine oturur. Mescide kuzey yöndeki iki taraflı merdivenle çıkılır. Mescit cephesi ve kemer yüzlerinde geometrik, rozet, çift düğümlü bordür ve ağızları birbirine bakan ejder tasvirlerinden ibaret motifler zengin taş işçiliğini gösterir. Yan iki pencere ile aydınlanan ve güney duvarında mihrabı bulunan bu oda köşeli kubbe ile örtülmüştür. Köşk mescidin içindeki bir nişten yukarıya uzanan bir merdiveni vasıtasıyla ezan okunan terasına çıkılır.

Güneyde bulunan büyük salona geçiş için, avluya doğru yaklaşık 2 metre çıkıntı yapan ihtişamlı bir taçkapı bulunmaktadır. Yan cephesindeki yüzleri süslemesiz olmasına karşın ön cephedeki zengin süslemelerden ve işçilikten dolayı dış taçkapı gibi anıtsal bir görüntü arz eder. Ön cephenin dış çerçevesini geometrik süslemelerin oluşturduğu taçkapının girişinin üstünde dokuz sıralı mukarnas yer almaktadır.

Giriş kapısı ise basık kemerlidir. Girişin tam karşısında orta nef, kenarlarda ise dörderden altı sıralı yirmi dört adet kare ayaklı, tonozlu yüksek kemerler yer alır. Kemer ayaklarında insanların ve hayvanların kaldığı mekanları birbirinden ayıran 60-70cm. yüksekliğinde sekiler bulunmaktadır. Duvar dipleri hayvanlara , orta nefe yakın olan mekanlar yolculara, orta nef ise ara hizmetler için ortak bir yer olarak kullanılmıştır. 6m. genişlikte ve oldukça yüksek olan aydınlık kubbesi pandantifler üzerine oturur. Bu kısımda ayrıca seyrek olarak yazılmış bir dua yer alır.

Read more...
 

İSTANBUL - KAPALIÇARŞI

E-mail Print PDF

Kapalıçarşı Haritası

İSTANBUL - Kapalıçarşı

İstanbul kentinin merkezinde yer alan dünyanın en büyük ve en eski kapalı çarşılarından biridir. Gün içerisindeki en yoğun zamanlarında içinde yarım milyona yakın insan barındırdığı söylenir.[1]
 

Tarih 

Kapalıçarşı'nın temeli 1461 yılında atılmıştır. Dev ölçülü bir labirent gibi, 30.700 metrekarede 66 kadar sokağı, 4.000 kadar dükkânı ile Kapalıçarşı, İstanbul’un görülmesi gereken, benzersiz bir merkezidir. Adeta bir şehri andıran, bütünü ile örtülü bu site zaman içerisinde gelişip büyümüştür. İçinde son zamanlara kadar 5 cami, 1 okul, 7 çeşme, 10 kuyu, 1 akarsu, 1 sebil, 1 şadırvan, 21 kapı, 17 han vardı. Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmıştır. 15. yüzyıl'dan kalan kalın duvarlı, bir seri kubbe ile örtülü eski iki yapının etrafı sonraki yüzyıllarda, gelişen sokakların üzerleri örtülerek, ekler yapılarak bir alışveriş merkezi haline gelmiştir. Geçmişte burası her sokağında belirli mesleklerin yer aldığı ve bunların da, el işi imalatının (manifaktür) sıkı denetim altında bulundurulduğu, ticari ahlak ve törelere çok saygı gösterilen bir çarşı idi. Her türlü değerli kumaş, mücevherat, silah, antika eşya, konusunda nesillerce uzmanlaşmış aileler tarafından, tam bir güven içinde satışa sunulurdu. Geçen yüzyılın sonlarında deprem ve birkaç büyük yangın geçiren Kapalıçarşı eskisi gibi onarılmışsa da, geçmişteki özellikleri değişikliğe uğramıştır. 

Kapalıçarşı

Bütün dükkânların genişliği aynı olacak şekilde inşa edilmiştir. Her sokakta ayrı ürünün ustaları loncalar halinde bulunurdu (yorgancılar, terlikçiler vs.) Satıcılar arasında rekâbet kesinlikle yasaktı. Hatta bir usta, tezgâhını dükkânın önüne çıkarıp kalabalığa göstererek ürün işleyemezdi. Ürünlere devletin belirlediğinden yüksek fiyat konulamazdı. 

Read more...
 

RESTORASYONU YAPILAN VAKIF KÜLTÜR VARLIKLARI ÖRNEKLERİ

E-mail Print PDF


Vakıf Kültür Varlıklarının Restorasyonu

"Bilindiği üzere ülkemiz en ücra köşesine kadar Vakıf taşınmaz Kültür Varlıkları ile doludur. Uygarlıkların beşiği olan Anadolu dünyanın hiçbir yeri ile kıyaslanamayacak kadar tarihi zenginlikleri barındırmaktadır. Bu tarihi zenginliklerin en önemli bölümünü vakıf kültür varlıkları oluşturmaktadır.

Dijital ortamda 19.825 adet kültür Varlığının kaydı bulunmakta olup tespit ve tescil çalışmalarına göre bu sayı artış ya da azalış gösterebilmektedir.

Yurdumuzun dört bir yanına dağılan bu eserlerin restorasyonları için büyük bir çaba gösterilmekte olup, bu kapsamda 1998-2002 yılları arasında 46 eser restore edilmişken, 2002-2008 yılları arasında 3363 adet eserin restorasyonu gerçekleştirilmiştir.

Dünden bugüne kuşaklar arasında canlı bir köprü olan bu kültür mirasının korunması, tespiti ve değerlendirilmesi çalışmaları büyük bir titizlikle yürütülmektedir.

Hedefimiz yurt genelinde projesi çizilmemiş ve ihtiyacı olup da restorasyonu yapılmamış hiç bir eserin bırakılmamasıdır."

Vakıflar Genel Müdürlüğü

AYDIN MERKEZ NASUH PAŞA KÜLLİYESİ
Onarım Öncesi
Onarım Sonrası
AYDIN MERKEZ NASUH PAŞA KÜLLİYESİ
AYDIN MERKEZ NASUH PAŞA KÜLLİYESİ

Mülkiyeti Nasuhpaşa Vakfı’na ait olan eser 1708 tarihinde Aydınlı Nasuh Paşa tarafından yaptırılmıştır. Onarılan yapı kültür merkezi olarak hizmet verecektir.

BİTLİS TATVAN KÜLLİCE KÖYÜ RAHVA (ELAMAN) HANI
Onarım Öncesi
Onarım Sonrası
BİTLİS TATVAN KÜLLİCE KÖYÜ RAHVA (ELAMAN) HANI
BİTLİS TATVAN KÜLLİCE KÖYÜ RAHVA (ELAMAN) HANI

Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan eser 16. yüzyılda Van Beylerbeyi Hüsrev Paşa tarafından yaptırılmıştır. Onarımı tamamlanan yapının turistik amaçlı veya kültürel tesis olarak kullanılması planlanmaktadır.

IĞDIR MERKEZ EJDER KERVANSARAYI
Onarım Öncesi
Onarım Sonrası
IĞDIR MERKEZ EJDER KERVANSARAYI
IĞDIR MERKEZ EJDER KERVANSARAYI

Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan eser Selçuklular döneminde Sürmari Emiri Şerafettin Ejder Bey tarafından 12. yy. da yaptırılmıştır. Onarımı tamamlanan yapının kültürel amaçlı olarak hizmet vermesi planlanmaktadır.

MALATYA BATTALGAZİ NEFİSE HATUN KÜMBETİ
Onarım Öncesi
Onarım Sonrası
MALATYA BATTALGAZİ NEFİSE HATUN KÜMBETİ
MALATYA BATTALGAZİ NEFİSE HATUN KÜMBETİ

Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan türbe 15.yy.da Kadı Abdurrahman tarafından yaptırılmıştır. Onarımı yapılan türbe ziyarete açıktır.

AFYON İHSANİYE BAKŞİ DEDE TÜRBESİ
Onarım Öncesi
Onarım Sonrası
AFYON İHSANİYE BAKŞİ DEDE TÜRBESİ
AFYON İHSANİYE BAKŞİ DEDE TÜRBESİ

Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan türbe 13. yy. yapısıdır. Onarımı yapılan eser ziyarete açıktır.

 AKSARAY MERKEZ CINCIKLI HACI YUSUF AĞA CAMİİ
Onarım Öncesi
Onarım Sonrası
AKSARAY MERKEZ CINCIKLI HACI YUSUF AĞA CAMİİ
AKSARAY MERKEZ CINCIKLI HACI YUSUF AĞA CAMİİ

Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan camiinin kesin inşa tarihi bilinmemekle birlikte 13. yy. sonlarında ya da 14. yy. başlarında Emir Bin Yusuf tarafından yaptırıldığı tahmin edilmektedir. Onarımı tamamlanan yapı ibadethane olarak kullanılmaktadır.

ANKARA ALTINDAĞ DİREKLİ CAMİİ
Onarım Öncesi
Onarım Sonrası
ANKARA ALTINDAĞ DİREKLİ CAMİİ
ANKARA ALTINDAĞ DİREKLİ CAMİİ

Mülkiyeti Direkli Mahallesi Camii Şerifi Vakfı’na ait olan caminin banisi bilinmemekte olup 16. yy.dan önce yapılmış olması muhtemeldir. Onarımı tamamlanan eser ibadethane olarak kullanılmaktadır.

BURSA ORHANGAZİ GÜRLE KÖYÜ (ORHANGAZİ) CAMİİ
Onarım Öncesi
Onarım Sonrası
BURSA ORHANGAZİ GÜRLE KÖYÜ (ORHANGAZİ) CAMİİ
BURSA ORHANGAZİ GÜRLE KÖYÜ (ORHANGAZİ) CAMİİ

Mülkiyeti Orhangazi Vakfı’na ait olan eser Orhan Gazi tarafından 14.yy.da yaptırılmıştır. Bursa-Orhangazi Gürle Köyü Hamamı onarımı ile birlikte restorasyonu tamamlanan eser ibadethane olarak kullanılmaktadır.

DİYARBAKIR MERKEZ PARLI (SEFA) MEDRESESİ
Onarım Öncesi
Onarım Sonrası
DİYARBAKIR MERKEZ PARLI (SEFA) MEDRESESİ
DİYARBAKIR MERKEZ PARLI (SEFA) MEDRESESİ

Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan eserin banisi ve yapım tarihi bilinmemekte olup XIV. yüzyılın ilk yarısında yapıldığı sanılmaktadır. Onarımı tamamlanan eser kültürel amaçlı hizmet verecektir.

EDİRNE MERKEZ TAŞLIK CAMİİ
Onarım Öncesi
Onarım Sonrası
EDİRNE MERKEZ TAŞLIK CAMİİ
EDİRNE MERKEZ TAŞLIK CAMİİ

Mülkiyeti Mahmut Paşayı Veli Vakfı’na ait olan eser Fatih Sultan Mehmet dönemi vezirlerinden Mahmut Paşa tarafından 1470 yılında yaptırıldığı sanılmaktadır. Onarımı tamamlanan eser ibadethane olarak kullanılmaktadır.

EDİRNE MERKEZ SELİMİYE DAR-ÜL KURRA MEDRESESİ
Onarım Öncesi
Onarım Sonrası
EDİRNE MERKEZ SELİMİYE DAR-ÜL KURRA MEDRESESİ
EDİRNE MERKEZ SELİMİYE DAR-ÜL KURRA MEDRESESİ

Mülkiyeti Sultan Selim Vakfı’na ait olan eser Sultan II. Selim’in yaptırdığı Selimiye Külliyesinin bir bölümü olarak 1569–1575 yıllarında Mimar Sinan tarafından inşa edilmiştir. Onarımı tamamlanan eser Selimiye Vakıf Müzesi olarak hizmet vermektedir.

GAZİANTEP MERKEZ BOYACI (KADI KEMALETTİN) CAMİİ

Onarım Öncesi
Onarım Sonrası
GAZİANTEP MERKEZ BOYACI (KADI KEMALETTİN) CAMİİ
GAZİANTEP MERKEZ BOYACI (KADI KEMALETTİN) CAMİİ

Mülkiyeti Kadı Kemalettin Vakfı’na ait olan eser 14. yy.da Kadı Kemalettin tarafından yaptırılmıştır. Onarımı tamamlanan yapı ibadethane olarak kullanılmaktadır.

HATAY MERKEZ SOFULAR (ORHANİYE) CAMİİ VE TÜRBESİ

Onarım Öncesi
Onarım Sonrası
HATAY MERKEZ SOFULAR (ORHANİYE) CAMİİ VE TÜRBESİ
HATAY MERKEZ SOFULAR (ORHANİYE) CAMİİ VE TÜRBESİ

Mülkiyeti Sofular Camii Vakfı’na ait olan eser 1819 yılında Şıh Yusuf tarafından yaptırılmıştır. Onarımı tamamlanan yapı ibadethane olarak kullanılmaktadır.

KARS MERKEZ KÜMBET CAMİİ

Onarım Öncesi
Onarım Sonrası
KARS MERKEZ KÜMBET CAMİİ
KARS MERKEZ KÜMBET CAMİİ

Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan eser Kral Abbas 2. Tekvor tarafından 932–937 yılları arasında 12 havari adına yaptırılmıştır. Onarımı tamamlanan yapı ibadethane olarak kullanılmaktadır.

KIRKLARELİ VİZE HASAN BEY CAMİİ

Onarım Öncesi
Onarım Sonrası
KIRKLARELİ VİZE HASAN BEY CAMİİ
KIRKLARELİ VİZE HASAN BEY CAMİİ

Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan eserin banisi ve yapım tarihi bilinmemektedir. 1444 yılında  Gelibolulu Şerbettar  Hasan Bey tarafından camiye dönüştürülmüştür. Onarımı tamamlanan eser ibadethane olarak kullanılmaktadır.

KİLİS MERKEZ CÜNEYNE CAMİİ

Onarım Öncesi
Onarım Sonrası
KİLİS MERKEZ CÜNEYNE CAMİİ
KİLİS MERKEZ CÜNEYNE CAMİİ

Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan eser 17. yy.da yapılmıştır. Onarımı tamamlanan yapı ibadethane olarak kullanılmamaktadır.

KONYA KARAPINAR VALİDE SULTAN HAMAMI

Onarım Öncesi
Onarım Sonrası
KONYA KARAPINAR VALİDE SULTAN HAMAMI
KONYA KARAPINAR VALİDE SULTAN HAMAMI

Mülkiyeti Eser Sultan Selim Vakfı’na ait olan hamam, XVI. yüzyılda Yavuz Sultan Selim’in annesi Hürrem Sultan tarafından Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Onarımı tamamlanan yapı hamam olarak hizmet vermektedir.

MALATYA DARENDE YUSUF PAŞA BEDESTENİ

Onarım Öncesi
Onarım Sonrası
MALATYA DARENDE YUSUF PAŞA BEDESTENİ
MALATYA DARENDE YUSUF PAŞA BEDESTENİ

Mülkiyeti Yusuf Paşa Vakfı’na ait olan eser 18. yy.da Yusuf Paşa tarafından yaptırılmıştır. Onarımı yapılan eser hizmete açıktır.

NİĞDE ULUKIŞLA SADRAZAM MEHMET PAŞA KERVANSARAYI

Onarım Öncesi
Onarım Sonrası
NİĞDE ULUKIŞLA SADRAZAM MEHMET PAŞA KERVANSARAYI
NİĞDE ULUKIŞLA SADRAZAM MEHMET PAŞA KERVANSARAYI

Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan eser Sadrazam Mehmet Paşa tarafından 17. yy. başlarında yaptırılmıştır. Onarımı tamamlanan yapı kültürel amaçlı olarak hizmet verecektir.

SAKARYA KARASU AZİZİYE CAMİİ

Onarım Öncesi
Onarım Sonrası
SAKARYA KARASU AZİZİYE CAMİİ
SAKARYA KARASU AZİZİYE CAMİİ

Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan eser 1914 yılında yapılmıştır. Onarılan yapı ibadethane olarak hizmete açıktır.

 

BURSA - IRGANDI KÖPRÜSÜ (ÇARŞILI KÖPRÜ)

E-mail Print PDF

Irgandı Köprüsü, Bursa kentinde, zanaatçıların geleneksel el sanatlarını icra ettiği köprü. 1442 yılında Irgandılı Ali’nin oğlu Hacı Muslihiddin tarafından inşa edildi. 1854 yılında Büyük Bursa Depremi'nde hasar gördü. Kurtuluş Savaşı’nda Yunan ordusu tarafından bombalandı. Irgandı Köprüsü, 2004 yılında Osmangazi Belediyesi tarafından yenilendi ve kullanıma açıldı.

BURSA - IRGANDI KÖPRÜSÜ (ÇARŞILI KÖPRÜ)
Bursa Irgandı Köprüsü

Dünyadaki 4 çarşılı köprüden biri olan ve restorasyonu tamamlanan tarihi Irgandı Köprüsü, 17 Mart 2004 tarihinde hizmete açılmıştı.

Dünyada, Irgandı Köprüsü'ne benzer üç çarşılı köprü daha vardır. Bunlar Bulgaristan'ın Lofça kentinde Osmanlı Köprüsü, İtalya'nın Floransa kentinde Ponte Vecchio Köprüsü ve Venedik kentinde Rialto Köprüsü'dür.

Bulgaristan - Osma Köprüsü
 Lofça kentinde Osmanlı Köprüsü (1874)

Floransa-Ponte-Vecchio-koprusu
Floransa Ponte Vecchio Köprüsü

Venedik - Rialto Köprüsü
Venedik Rialto Köprüsü

Read more...
 

GÜMÜŞHANE - SARIBABA DEĞİRMEN KÖPRÜSÜ

E-mail Print PDF

Gümüşhane Sarıbaba değirmen köprüsü

Sarıbaba Değirmen Köprüsü, Gümüşhane ilinin Kürtün ilçesinin 34 km güneyinde bulunan Sarıbaba köyündeki Söğüteli deresi üzerine kurulmuştur. Sivri kemerli tek gözlü bir köprüdür. Köprü 29,70 metre uzunluğunda, 2,45 metre genişliğinde olup köprünün kemer açıklığı 12 metredir.

Sarıbaba Değirmen Köprüsünün korkuluk tepe noktası, su seviyesinden 7,70 metre yüksekliktedir. Köprünün kemeri kesme taştan, tabliye ve tempan duvarları moloz taştan inşa edilmiştir. Tabliyenin iki yanındaki korkuluklar 0,30 metre genişliktedir. Köprü günümüzde harap bir vaziyettedir. Kuzeyinde ve kuzey doğusunda birer değirmenin varlığı kalan izlerden anlaşılmaktadır.

 

AMASYA - ALÇAK KÖPRÜ

E-mail Print PDF

Amasya Alçak Köprü

Alçak Köprü, Amasya il merkezinde Roma döneminden günümüze kalan tek köprüdür. Tamamı kesme taştan yapılmıştır.

Zamanla ırmak seviyesinin yükselmesi ve ırmak yatağının dolması nedeniyle yüksekliğini kaybetmiş, bu nedenle halk arasında "Alçak Köprü" olarak anılmaya başlamıştır. 1855 yılına kadar bu köprüden yararlanılmıştır.

Köprünün tehlike oluşturduğunu düşünen Amasya Mutasarrıfı Ziya Paşa, taş köprünün üzerine ahşaptan ve on bir ayaklı bir başka köprü kurdurmuştur. 1881 yılında bu ahşap köprünün sel nedeniyle yıkılmasından sonra, o dönemin Amasya mutasarrıfı (vali) Atıf Bey, kullanılmayan kilise taşlarından yararlanarak üstteki ikinci köprüyü yeniden yaptırmıştır.

Köprü, 1965 yılında beton ve demir bağlantılar ile güçlendirilerek yenilenmiştir.

 

AMASYA - HUNDİ KÖPRÜSÜ (Kunç Köprü)

E-mail Print PDF

Amasya Hundi Köprüsü (Kunç Köprü)

Selçuklu Hükümdarı Sultan Mesud’un kızı Hundi Hatun tarafından yaptırılmıştır.

Beyazıtpaşa ile Şamlar mahallelerini birbirine bağlayan köprü, tamamen kesme taştan oluşur. Tipik bir Selçuklu eseri özelliği taşımaktadır. Üç büyük ayak üzerindeki geniş kemer açıklığı en büyük özelliğidir.

Hundi Köprüsü zamanla halk ağzında "Kundi" son olarak da "Kunç" biçimini almıştır.

 

Simav'daki 9 Gözlü Köprü Restore Ediliyor

E-mail Print PDF

Simav - 9 Gözlü Köprü

Kütahya Simav Belediye Başkanı Kasım Karahan, köklü bir geçmişe sahip Simav’ın tarihine sahip çıktıklarını söyledi.

Bu kapsamda 10 yıl önce belediyenin ortaya çıkardığı Osmanlı dönemine ait 9 Gözlü Köprüyü restore ettirmek istediklerini ifade eden Belediye Başkanı Kasım Karahan, konuyla ilgili çalışmalara başladıklarını söyledi. 9 Gözlü tarihi köprünün aslına uygun bir şekilde restore edilmesi için davet ettikleri Mimar Feyza Aksoy’un bölgede fotoğraf çekerek ölçümleme işlemine başladığını anlatan Belediye Başkanı Kasım Karahan, röleve ve restitüsyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından 9 Gözlü Köprünün aslına uygun bir şekilde restore edilerek halkın hizmetine açılması için Kültür Varlıkları Koruma Kurulundan onay alacaklarını kaydetti.

Read more...
 

RİBAT-I MAHİ KERVANSARAYI

E-mail Print PDF

Ribat-ı Mahi Afganistan’da Seras yolu üzerindedir. Sultan Mahmut, Firdevsi’nin hatırasının devamı için yaptırmıştır (1019-1020).
 
Tuğladan 71x72 metre boyutlarındadır. Kare planlı, tek üniteli bir yapıdır. Köşe kuleleri vardır. Dört eyvan şeması görülür. Revaklı avlunun etrafında dikdörtgen odacıklar vardır. Duvarlarda da yarım daire şeklinde payandalar bulunmaktadır. Eyvanlar beşik tonozla örtülüdür. Arka bölümde de kubbeli bir alan vardır. Kubbe ve arkasında eyvan şeması ilk kez burada ortaya çıkmıştır.  
 
Ribat-ı Mahi
Read more...
 

İpek Yolu Yolculuğu: Modern Dünyaya Giden Tarihi Patika

E-mail Print PDF


İpek Yolu sergisiTarihin en eski ticaret yollarından birinde, efsanevi İpek Yolu üzerinde bir serüvene hazır olun. New York'ta, American Museum of Natural History'de düzenlenen sergi sizleri M.Ö. 600 ve 1200 yılları arasında Asya ve Orta Doğu'nun antik şehirlerinde tarihi bir yolculuğa çıkarıyor.

İsmini dünyanın dört bir yanından tüccarları kendisine çeken doğal dokumadan alan İpek Yolu, Çin'in uzak köşelerinden başlıyor ve Orta Asya ve Orta Doğu'nun kadim şehir ve imparatorlukları üzerinden geçerek dünyanın ticaret merkezlerine uzanıyordu. American Museum of Natural History'de düzenlenen "İpek Yolu Yolculuğu: Modern Dünyaya Giden Tarihi Patika" adlı sergi insanlık tarihinin en çok bilinen ticaret yolunu görsel şovlar, sesler, yapay dokular ve ilgi çekici interaktif uygulamalarla çok boyutlu bir gerçeklikle günümüze taşıyor. Ziyaretçileri eski dünyanın 4 antik şehrinde yolculuğa çıkaran sergi, Tang Hanedanlığı sırasında Çin'in başkenti olan Şian'dan başkayarak, bir vaha ve ticaret merkezi olan antik Uygur şehri Turfan'a, oradan zengin tüccarların durağı ve büyük Asya hükümdarı Timur'un şehri Semerkant'a uzanıyor ve çağın kozmopolit ticaret ve kültür merkezi olan Bağdat'ta son buluyor.

İpek Yolu sergisi

 
Gerçek boyutlarına uygun biçimde dizayn edilmiş 3 boyutlu modeller, ilgi çekici videolar ve çeşitli aktivitelerle yeniden yaratılan ticaret rotasına tarihten bir pencere açan sergide, ipek yolu üzerinde seyahat eden farklı kültür ve milletlerden insanların oluşturduğu kozmopolit yapının yüzyıllar boyunca etkisini koruyarak günümüze yansıyan etkilerini müşahede edeceksiniz. Sizlere küreselleşme ve çok kültürlülük gibi konulara yeni bir bakış açısı kazandıracak bu heyecan verici sergide, bilginin çöllerin yakıcı kumları ve karlı dağların etekleri üzerindeki 4600 mil uzunluğundaki patika üzerinden taşınmasına şahitlik edeceksiniz.

Read more...
 

Anadolu'nun ilk camii Habib-i Neccar'ın uzun hikayesi

E-mail Print PDF

Habib-i Neccar Camii

Cami, özellikle şehri ziyarete gelen Hıristiyanların uğrak mekânlarından biri olmuş. Hıristiyanlar için önemli, çünkü bir Müslüman ibadethanesinin avlusunda Hz. İsa'nın havarileri Yahya, Yunus ve Şem'un-ı Sefa'ya (bu isimler yabancı kaynaklarda sırasıyla Yuhanna, Pavlos ve Petrus olarak geçiyor) ait olduğu rivayet edilen kabirler var. Müslümanlar için önemi ise bu mekanın Anadolu'da yapılan ilk cami olması ve Habib-i Neccar'ın hikayesinin Yasin sûresinde anlatılması. Hatta tarihî kaynaklarda İslamiyet'in Anadolu topraklarına buradan yayıldığı anlatılıyor. İsa Peygamber döneminde yaşamış bir Allah dostunun adını taşıması da Habib-i Neccar Camii'ne farklı bir özellik kazandırıyor.

Habib-i Neccar Camii içiKaynaklarda belirtildiğine göre Habib-i Neccar, marangozlukla uğraşan kendi halinde sıradan bir Antakyalı (Neccar Arapçada marangoz demek). Hazreti İsa'ının elçileri Yahya ve Yunus şehre gelmeden önce kazancının yarısını fakir fukaraya veren, diğer yarısını çocuk çocuğuna harcayan, Allah'ın has kullarından biri. Yasin sûresinin 20. ayetinde "... o sırada şehrin öbür ucundan bir adama koşarak geldi..." diye bahsedilen kişinin Habib-i Neccar olduğu ve Yasin'in 13-32 ayetleri arasında anlatılan sonu kanla biten olayın Habib, Yahya, Yunus ve Şem'un-ı Sefa arasında geçtiğine inanılıyor. 'İnanılıyor' diyoruz, çünkü Elmalılı Hamdi Yazır'ın Hak Dini Kur'an Dili adlı meşhur tefsiri ve Diyanet İşleri Başkanlığı'nca yayımlanan Kur'an Yolu adlı tefsir, bu konuda ihtiyatlı bir dil kullanarak birbirinden farklı yorumlarda bulunuyor. Habibi-i Neccar'ın ve camiinin Antakya'da anlatılan hikâyesi ise şöyle:

Read more...
 

Tarihimizin En Muhteşem Mimarı; Sinan

E-mail Print PDF


Mimar Sinan EseriMimar Sinan, 29 mayıs 1490 günü Kayseri merkez kazasına bağlı Kesi nahiyesinin Ağırnas köyünde doğdu. O gün, İstanbul’un Fethi’nin 37. yıldönümüne rastlıyordu. Sinan, orduya girdi ve istihkâm subayı olarak yavaş, fakat muntazam bir şekilde yükseldi. II. Bâyezîd’in ölümünde 22, Yavuz Sultan Selim’in ölümünde 30 yaşındaydı.

Yavuz’un İran ve Mısır seferlerine katıldı. Kanûnî’nin Belgrad, Rodos, Mohaç, Viyana, Bağdad seferlerine de iştirak etti. Vezîr-i âzam Dâmâd Lütfî Paşa’nın dikkatini çekerek padişaha tanıtıldı, istidatları seçip yükseltmekte büyük bir sezgisi olan Kanunî Sultân Süleyman, yaşı 40′ı geçmiş bu istihkâm subayının mimarlık ve mühendislik bilgisine, san’at zevkine, köprü kurmaktaki maharetine hayran oldu. Sinan’ı ordudan aldı; hassa sermimârı yani bugünkü anlayışımıza göre bayındırlık bakanı yaptı. 

Mimar Sinan portreBüyük dehâsının yanında tükenmek bilmez bir enerjiye de sahip olan Sinan, biribirinden güzel eserlerden sonra Şehzade Camii’ni inşa edince ünü, imparatorluk sınırları dışına çıktı. Pek uzun bir ömrün bütün nimetlerinden faydalanan Sinan, görülmemiş bir çalışkanlıkla Türk imparatorluğunu eserleriyle donatıyordu. Hassa sermimarlığı makamını Kanûnî’den sonra II. Selim ve III. Murâd devirlerinde de, ölünceye kadar devam ettirdi. Her yeni hükümdardan en büyük iltifatları gördü.

Devrinin Türk Cihan devletinin bütün kaynakları emrindeydi. Eserlerinde istediği malzemeyi harcayabildiği gibi, en büyük hattatları, nakkaşları, oymacıları, çinicileri, camcıları da kullanabiliyordu. Süleymaniye Küllliyesi, ardından Edirne Selimiyesi’ni inşa ederek sanatının zirvesine yükseldi.

9 nisan 1588 günü İstanbul’da öldü. 97 yaşını 10 ay ve 11 gün geçiyordu. Süleymaniye Camii’nin yanındaki zarif türbesine gömüldü. 2 defa evlenmiş, çocuğu olmamıştı. Çok cömertti; onun için ölümünde borçları, bıraktığı mirası geçmişti. 5 kuşaktan 5 padişah görmüş, yalnız Osmanlılar’ın değil, bütün Türk tarihinin en iyi, en parlak, en muhteşem, en zengin, en büyük yüzyılında yaşamıştı.

Read more...
 


Page 13 of 17


RESTORASYON / KORUMA

ARKEOLOJİ

KİMLER ÇEVRİMİÇİ

We have 114 guests online

nakliyat evden eve nakliyat evden eve nakliyat gebze evden eve nakliyat