hd film izle film izle demirdöküm demirdöküm servis bosch servis vaillant servis eca servis ariston servis
 

BEDESTEN

Bedestenler, Kervansaraylar, Hanlar, Çarşılar, Köprüler, Ticarî ve Sosyal Yapılar, Ticaret Tarihi...

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Anasayfa Haberler
HABERLER

İzmir Üniversitesi Tire'nin Tarihini Albümde Topladı

E-mail Print PDF

İzmir Üniversitesi Tire'nin Tarihini Albümde Topladı

İzmir Üniversitesi (İZÜ) sosyal projeleri arasında yer alan, Tire ilçesindeki tarihi eserleri koruma çalışmalarında bir adım daha tamamlandı.

İzmir Üniversitesi (İZÜ) sosyal projeleri arasında yer alan, Tire ilçesindeki tarihi eserleri koruma çalışmalarında bir adım daha tamamlandı. İlçenin tarihi zenginlikleri, fotoğraflarıyla beraber Türkçe ve İngilizce hazırlanan "İpek Yolu Üzerinde Tire" isimli albümde toplandı. Geleneksel el sanatları ve tarihi envanterinin internete aktarılması, Tire'yi Unesco Dünya Tarih ve Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne hem tarihi eserler hem de geleneksel el sanatları açısından aday yapmayı hedefleyen İZÜ, böylece hedefe bir adım daha yaklaşmış oldu.

Konu hakkında açıklama yapan İZÜ Rektörü Prof. Dr. Kayhan Erciyeş, "Albüm içinde Tire'deki tarihi eserlerin önemli bir kısmı, adres bilgileri ve tarihi özellikleriyle birlikte fotoğraflarıyla kayıt altına alınmıştır. Aynı zamanda tarihi mekanlar ve kültürel el sanatları, www.ipekyoluuzerindetire.com isimli sitede İngilizce ve Türkçe olarak web ortamına aktarılmıştır. Çok yakında Almanca olarak da yayına başlayacak web sitesiyle Tire'deki tarihi eserlerin uluslararası düzeyde tanıtımı çalışmaları hızlandırılacaktır." dedi. Rektör Erciyeş, albümün basımında Mali desteğini esirgemeyen ve sunuş yazısını yazan İzmir Valisi Cahit Kıraç'a, katkıları dolayısıyla Devlet eski Bakanı ve İZÜ İİBF Dekanı Prof. Dr. Sabri Tekir'e, albümü yayına hazırlayan İZÜ Tire'deki Tarihi Eserleri Koruma Komisyonu Başkanı Yrd. Doç. Dr. Meltem Öztürk'e ve komisyon üyesi Öğr. Gör. Ertuğrul Gökhan Kaçan'a teşekkür etti. Prof. Dr. Erciyeş, komisyon çalışmalarına başlandığında, projenin birlikte yürütülmesine karar verilen Tire Kültür Derneği'yle işbirliğinin de karşılıklı olarak sona erdirildiğini kaydetti.

"İpek Yolu Üzerinde Tire" albümünün, yakında düzenlenecek bir kokteylle kamuoyuna tanıtılacağını belirten Erciyeş, bundan sonraki hedefin Tire'deki bazı tarihi eserlerin ve kültürel el sanatlarının Unesco Dünya Tarih ve Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne adaylığı, 14. yüzyıldan kalma bir mescidin İZÜ Mimarlık Fakültesi tarafından restorasyonu olduğunu aktardı. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın yakından ilgilendiği projenin kısa zamanda başlayacağını, halihazırda İzmir Valiliği'nce mescidin mülkiyet durumunun araştırıldığını dile getiren Rektör Kayhan Erciyeş, Mimarlık Fakültesi'nin uygulama derslerini Tire'de yaparak tarihi mirasın tanıtımı ve korunması çalışmalarına bir destek daha vereceklerini sözlerine ekledi.

http://www.haberler.com/izmir-universitesi-tire-nin-tarihini-albumde-3866298-haberi/

 

Sıfır hatalı bir restorasyon nasıl olmalı?

E-mail Print PDF

Sıfır hatalı bir restorasyon nasıl olmalı?

Uzmanlara göre restorasyon sırasında zamanla yarışmak büyük hata.
UZMANLARA GÖRE RESTORASYON SIRASINDA ZAMANLA YARIŞMAK BÜYÜK HATA

BÜNYAMİN KÖSELİ   

Türkiye, geçtiğimiz 10 yılda yüzlerce tarihi eseri onararak restorasyon alanında büyük bir atılım yaptı, standartlarını yükseltti. Bu süre zarfında özellikle Anadolu'da yapılan bazı yanlış uygulamalar ise geri dönülmez hatalara yol açtı. Uzmanlar, 'tüccar zihniyet'in değişmesi gerektiğini söylüyor.

Geçtiğimiz haftalarda basına yansıyan, 'Süleymaniye'nin akustiği bozuldu' iddiası, 'Sıfır hatalı bir restorasyon nasıl yapılır?' sorusunu gündeme getirdi. Aslında bu soru, 10 yılı aşkın bir süredir devlet yetkililerinin gündeminde. Çünkü Cumhuriyet tarihi boyunca bakımsızlıktan harabeye dönen eserlerin çok büyük bir kısmı restore edildi. Bazı anıt eserlerin restorasyonları da devam ediyor. Türkiye, restorasyon alanında standartlarını da bir hayli yükseltti. Bütçe, yetişmiş insan gücü ve kullanılan malzemelerin kalitesi belli bir ölçüde sorun olmaktan çıktı. Restore edilen bazı tarihî eserler ise aslına sadık kalınmadığı ve yanlış malzeme kullanıldığı için uzmanlardan eleştiri aldı. Özellikle Anadolu'daki bazı cami, medrese ve kervansaraylar, bilim kurulu oluşturulmadığı için restorasyon süreçleri mimar ve mühendislerinin inisiyatifine bırakıldı. Sanat Tarihçisi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Vefa Çobanoğlu'na göre, Sivas'taki Gök Medrese ve Kale Camii'nin restorasyon sürecinde standartların dışına çıkıldı, dinlendirilmiş kireç yerine çimento kullanıldı. Van depremi sonrasında restore edilen kısmı yıkılan Hüsrev Paşa Camii de durumun vahametini ortaya koyuyor. Bazı eserlerin restorasyonu sırasında adeta zamanla yarışılması da yanlış sonuçlar doğurabiliyor.

devamını oku >>>

 

Bir Cami Daha Restorasyon Kurbanı Oldu: Edirne Muradiye Camii

E-mail Print PDF

Bir Cami Daha Restorasyon Kurbanı Oldu: Edirne Muradiye Camii

http://img839.imageshack.us/img839/677/168911.jpg

Fatih Sultan Mehmed'in babası Sultan II. Murad tarafından yaptırılan Muradiye Camii de restorasyon kurbanı oldu.Muradiye Külliyesi içerisinde yer alan Muradiye Camii'nin 2005 yılında başlayan restorasyondan sonra tarihi dokusu bozuldu.

Haberin tamamı için >>>

 

ICOMOS Türkiye Milli Komitesi Taksim Gezi Parkı Basın Duyurusu

E-mail Print PDF

ICOMOS Türkiye Milli Komitesi Basın Duyurusu

ICOMOS Türkiye Milli Komitesi’nin aşağıdaki değerlendirmeyi 1 Mart 2013 tarihinde kamuoyuna duyurduğu günden itibaren Taksim Gezi Parkı üzerinde sürdürülen hukuksuz uygulamalar son üç gündür en üst düzeye ulaşmıştır. Sadece Park alanında yapılan işlemler değil, insanların canlarını tehdit eden, fiziki ve ruhsal sağlıklarını bozan bu uygulamaları şiddetle kınadığımızı ve kamuoyu önünde yetkileri hukuki süreçlere ve uluslararası koruma, kent planlama ve kent yönetimi ilkelerine uygun davranmaya davet ettiğimizi duyururuz.

Saygılarımızla,
ICOMOS Türkiye Milli Komitesi

Taksim’de Eski Topçu Kışlasının Yeniden İnşasına Yönelik Proje ve Gezi Parkı’nın Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Değerlendirme

Son günlerde kamuoyunu meşgul eden en önemli kentsel meselelerden biri de, İstanbul, Taksim Meydanı’ndaki Gezi Parkı’nın ortadan kaldırılıp, yerine aynı alanda 1930’lu yıllara kadar mevcut Eski Topçu Kışlası’nın yeniden inşası girişimidir. Türkiye ICOMOS Milli Komitesi doğrudan doğruya kendi ilgi alanına giren ve uluslararası yükümlülüklerinden de birini teşkil eden bu konu hakkında aşağıdaki görüşlerini açıklamayı zorunlu görmüştür:

1. Taksim Gezi Parkı, tarihsel mimari önemi bağlamında -sadece bir yeşil alan olmanın ötesinde- İstanbul’un en önemli ve korunmaya değer varlıklarından biridir. Onyıllardır kayıtsızlık ve duyarsızlıkla tahrip edilmeye ve aşındırılmaya devam etmesine rağmen, hala önemini yitirmiş değildir. Dünyaca bilinen bir tasarımcı olan Henri Prost tarafından projelendirilmiştir ve Türkiye’de anıtsal-eksensel park planlama yaklaşımına sahip tek kamusal yeşil alandır. Ortadan kaldırılması bir yana, restore edilerek, asli özellikleri iade edilmeli ve Türkiye ve İstanbul’un kültür tarihinde hak ettiği yere yerleştirilmelidir.

2. Gezi Parkı ortadan kaldırılarak onun yerinde rekonstrüksiyonu hedeflenen Topçu Kışlası’nın yeniden yapımı koruma-restorasyon disiplininin uluslararası ilkeleri bağlamında aşağıdaki sorunlar nedeniyle kabul edilemez bir durum sergilemektedir.

Read more...
 

Sıva altından 550 yıllık tarih çıktı

E-mail Print PDF

Sıva altından 550 yıllık tarih çıktıBursa'da, 550 yıllık geçmişi bulunan Muradiye Külliyesi'nin restorasyonu sırasında türbe kubbelerinin sıvandığı anlaşıldı. Kubbelerin gerçekte Osmanlı motifleriyle süslendiği görüldü. Sıvanın, 1850'li yıllarda Batı'nın etkisiyle yapıldığı tespit edildi.

BURSA - İHA - Muradiye Külliyesi'nde başlatılan restorasyon çalışmaları, yaklaşık 150 yıllık bir sırrı ortaya çıkardı. Sultan 2. Murad tarafından 1425-1426 yılları arasında inşa edilen ve Fatih Sultan Mehmed'den itibaren 100 yılı aşkın bir dönem içinde peyderpey yaptırılan 12 adet türbeden oluşan “Muradiye Külliyesi”ndeki türbelerin kubbesinde yer alan görüntünün orijinal olmadığı belirlendi. Çalışmalara II. Bayezid'in eşi Gülruh Hatun Türbesi'nden başlayan restorasyon uzmanları, türbe kubbesinde “barok” desenlerle süslü sıvanın hareketli olduğunu fark edince sondaj çalışması yaptı. Büyük bir titizlikle yapılan çalışmalarda, mevcut sıvanın altında kalan kubbenin aslında Osmanlı motifleriyle süslü olduğu ortaya çıktı. Bunun ardından II. Bayezid'in oğlu şehzade Mahmud Türbesi'nde yapılan çalışmada da aynı manzarayla karşılaşıldı.

Restorasyon uzmanı Sara Özçelik “Özellikle 17. yüzyılda Avrupa'da yaygınlaşan Barok sanatını etkisi altında kalınarak, sadece Bursa'da değil, İstanbul'da da böyle çalışmalar yapıldığını biliyoruz. Bu türbelerde de, 1850'li yıllarda Osmanlı dönemi tezyinatının sıvayla kapatılıp, üzerine barok desenler işlendiğini tahmin ediyoruz. Şimdi biz kanun gereği, 8'de birini koruma altına alıp, sıvanın altındaki orijinal desenleri ortaya çıkarıyoruz” dedi.

ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR
Hassas bir şekilde devam eden çalışmalarda ortaya çıkan Osmanlı motifleri ilk günkü gibi canlılığını koruyor.

http://www.turkiyegazetesi.com/news/32753/siva_altindan_550_yillik_tarih_cikti.aspx#.UQ4Wz_LmfMw

 

 


Page 2 of 7


nakliyat evden eve nakliyat evden eve nakliyat gebze evden eve nakliyat