hd film izle film izle demirdöküm demirdöküm servis bosch servis vaillant servis eca servis ariston servis
 

BEDESTEN

Bedestenler, Kervansaraylar, Hanlar, Çarşılar, Köprüler, Ticarî ve Sosyal Yapılar, Ticaret Tarihi...

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Anasayfa Haberler
RESTORASYON - HABERLER

Muğla'da tarihi yapı restorasyon bekliyor

E-mail Print PDF

Adı çok sahip çıkan yok

Kadir Tamer

Muğla - MevlevihaneMuğla’da Camiikebir Mahallesi’ndeki Şahidi Camii’nin hemen yanında bulunan halk arasında erenlerin ve dervişlerin kalması nedeni ile ‘Erenler Evi’, ‘Şahidi’nin Evi’ olarak bilinen iki katlı tarihi bina kaderine teslim oldu. Bin 800’lü yıllarda yapıldığı ve 200 yıllık geçmişe sahip iki katlı tarihi ev mülk sahiplerinin aralarındaki anlaşmazlık nedeni ile restore edilemeyince büyük bir kısmı yıkılırken, ayakta kalmayı başaran yapının diğer kısımları ise adeta çöplüğe dönüştü. Şahidi Cami’nin hemen yanında bulunan tarihi yapının Şadi Türbesi olarak kültür turizmine açılmak istendiği, fakat mülkiyet sorunu nedeniyle konakla ilgili restorasyon çalışmasına bir türlü başlanılamadığı iddia edildi.

Mahalle halkı tepkili

200 yıllık geçmişi bulunsan tarihi binanın son hali ise mahalle halkının tepkisine neden oldu. Mahalle sakinleri mülkiyet sorunun çözülememesi nedeni ile kaderine terk edilen tarihi evin restore edilebilmesi için yerel yönetimlerin bir an önce harekete geçmelerini istediler.

Şahidi Camii’nin hemen yakınında bulunan tarihi evin şu anki durumunun kötü bir görüntü oluşturduğunu belirten mahalle sakinleri, “Evin bulunduğu yerde çocuklarımız oyun oynuyor. İnsanlar bu evin bulunduğu sokaktan işlerine gidiyor. 200 yılı geride bırakmış olan bu konak çökme tehlikesiyle karşı karşıya. Böylesi bir tarihi yapıya sahip çıkılması gerekiyordu” dediler.

Muğla Erenleri ile yaptığı çalışmalarla tanınan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Namık Açıkgöz, Şahidi Cami’nin hemen yakınında bulunan tarihi evle ilgili olarak net bir bilginin bulunmadığını ancak halk arasında bu evin erenler tarafından kullanıldığı yönünde ki bilgilerin doğru olabileceğini kaydetti.

Mevlevi tekkelerin yakınlarında dervişlerin konaklayacağı yerler bulunduğuna dikkati çeken Namık Açıkgöz, “Klasik Mevlevi geleneğinde semahane, mutfak ve derviş evleri bulunmaktadır. Ancak burada Semahane var ama mutfak ve derviş evinin nerede olduğu bilinmiyor. Halk arasında da bu tarihi evin dervişler tarafından kullanıldığı yönünde bir takım bilgiler var. Evin 200 yıllık geçmişi olması, Şahidi Camii’nde mutfak ve derviş evlerinin bulunmayışı bu iddiaları kuvvetlendiriyor. Böylesi bir tarihi yapının bu hali üzücü bir olay. Bir an önce restore edilmeli” dedi.

Birçok adı var

Camikebir Mahallesi’nde ki Şahidi Camii’nin yanında bulunan tarihi bina birçok isimle adlandırılıyor. Halk arasında ise bu tarihi ev Erenler Evi ve Şahidi Hazretleri’nin kaldığı ev olarak adlandırılıyor.

http://www.hamlegazetesi.com.tr/adi-cok-sahip-cikan-yok/#sthash.cX7MWeOV.dpuf


 

İzmir Üniversitesi Tire'deki Tarihi Mirasın korunması için çalışıyor!

E-mail Print PDF

İzmir Üniversitesi Tire'deki Tarihi Mirasın korunması için çalışıyor!

Bir zamanlar, Tire dendiğinde, dünyanın en büyük pazarı ve hafta sonları tıklım tıklım dolan bir kaç restorantı dışında aklımıza çok az şey gelirdi. Tire’nin tarihi zenginliğini okumuş ya da bir yerlerden duymuştuk ama gerçekte çok az bilgimiz vardı. Gelinen noktada, “Tire’de ne tür bir tarihsel zenginlik var?“ diye sorulsa, saatlerce Tire’yi anlatabiliriz. Başka bir anlatımla Tire, üzerine onlarca kitap yazılabilecek, hakkında anlatılanların bıkmadan saatlerce dinlenebileceği ilginçlikte bir kasaba.

Bu eserler bir örümcek ağı gibi Tire’nin dört bir yanında. Adeta kasaba bir bütün olarak korunmayı gerektiriyor. Aradığınız eser, belki bir konutun bahçesinde, belki bitişiğinde, belki de yeni sandığınız binanın ta kendisi! Bizi en çok şaşırtan, bu eserlerin sayısı ve tarihsel önemi kadar, nasıl olup da kendisini bu kadar gizlemiş olduğuydu. Bizler, geç de olsa bunu keşfetmiş olmanın heyecanını taşıyoruz. Peki Tire’deki tarihi eserler nerelerde diye sorulsa, şüphesiz Tire’nin her yerinde yanıtını veririz.

ali efe hanıBu eserler sanki bir giz perdesinin gerisinde kalmış gibi. Bu durumun, yeni yaşam alanlarıyla tarihin iç içe geçmiş olmasından kaynaklandığını çok sonra farkettik. Sonunda onları, çevremize daha dikkatli bakarak keşfetmeyi öğrendik. Tire'ye yapmış olduğumuz onlarca geziyle yaşadık. Her gezimizde Tire’ye olan hayranlığımız katlanarak büyüdü ve her defasında Tire için bir şeyler yapma isteğimiz depreşti. Tire üzerine yaptığımız araştırmada, bu kasabanın resmi bir envanterinin yapılmadığını fark ettik.

Tire tarihini öğrenmek için Tire envanterinin yetkili kurumlarca çıkartılmasını beklemek de anlamlı değildi çünkü şu anki eserlerin bir kısmı daha, zamana yenik düşecekti. Tarihi bir süreç, kayda geçmeden yok olup gidecekti. Böylelikle, Üniversite olarak, bu eserlerin yapılış tarihine ve kullanım amacına, yapısal ve diğer özelliklerine dair bilgilere ve yeni adres kayıtlarına da yer verildiği bir Tire Tarih Albümü çıkartmaya karar verdik ve bu amaçla çalışmalara başladık.

Devlet Arşivlerinden derlediği bilgileri, Sn Munis Armağan bizimle paylaştı ve yanımızda bir profesyonel fotoğrafçıyla tek tek eserlerin yerlerine giderek fotoğraflarını çektik. Ardından Tire Kültür Derneğiyle ortak bir “İpek Yolu Üzerinde Tire“ isimli fotoğraf yarışması düzenledik. Katılımcılar, Türkiyenin dört bir yanından günü birlik foto safariler düzenlediler. Yarışmaya 600 eser katıldı ve bu sayı beklediğimizden çok fazlaydı. Çektikleri fotoğraflarla Tire’ye hayranlığımız daha da arttı. TRT Belgesel kanalı da “Fotoğrafçı Gözüyle Tire“ isimli bir belgesel hazırladı. Yarışma sonunda, kendi çabamızla elde ettiğimiz ve yarışmacıların gönderdikleri fotoğraflardan oluşan bir slayt gösterisi hazırladık ve içinde Tire’lilerin de yer aldığı seyircilere Tire tarihini anlattık.

Başka bir slayt gösterisiyle bu defa İzmir Üniversitesi'nin açılışına katılan Kültür Bakanı Sayın Ertuğrul Günay'a Tire üzerine yaklaşık 25 dakikalık bir sunum yaptık. Bu slaytları müzik dosyalarıyla birlikte sizler de sitemizden izleyebilirsiniz. Kültür ve turizm konusunda içinde bulunduğu projeler nedeni ile Üniversite’mizi tebrik eden Bakan Günay, Tire’den iki tarihi mekânın restorasyonu için bakanlık desteği vereceğine söz verdi. Ardından gittiği Tire’de tarihi mekanları yerinde gören Sayın Bakan, Tire’nin Safranbolu gibi olacağını ifade etti. Şu anda taslağını tamamlamış olduğumuz Tire Tarih Albümünün basımı aşamasındayız. Tire’deki tarihi eserleri daha önce görmeyenler ya da görüp de bu eserlerin özelliklerini bilmeyenler için bu sitenin iyi bir kaynak oluşturacağını düşünüyoruz. En büyük beklentimiz ise Tire’ye ve tarihimize sahip çıkma duyarlılığımızın artmasıdır.

Komisyonun oluşmasına öncülük eden, iki yılını Tire’ye adayan Komisyon Başkanı İzmir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Sn. Yrd. Doç. Dr. Meltem Öztürk‘e, web sayfasını hiçbir karşılık beklemeksizin tek başına oluşturan, Albümün hazırlanmasında en büyük zamanı ve eforu sarf eden İzmir Üniversitesi Öğretim Görevlisi Sn. Ertuğrul Gökhan Kaçan’a, çalışmalara Üniversite desteğini veren, güveniyle bizleri motive eden İzmir Üniversitesi Rektörü Sn. Prof. Dr. Kayhan Erciyeş’e, bizlere yol gösteren, maddi kaynak temininde ön ayak olan Devlet Eski Bakanı, İzmir Üniversitesi Öğretim Üyesi Sn. Prof. Dr. Sabri Tekir’e, maddi kaynağın sağlanmasında bize destek olan Tire eski Belediye Başkanı Sn. Sıtkı İçelli’ye, komisyon çalışmalarının başladığı günden bu zamana kadar her aşamada desteğini aldığımız İzmir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi Sn. Meriç Karagözler'e, Üniversitemizde görevliyken desteğini bizden esirgemeyen Dokuz Eylül Üniversitesi Ar. Gör. Sn. Nilgün Dinçer’e, Site harita oluşumunda, fotoğraf çalışmalarında bize destek veren İzmir Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Öğretim Üyesi Yrd. Doc. Dr. Sn. Atilla Toker'e, Devlet arşivlerinden derlediği bilgileri bizimle paylaşan ve yer gösterimlerini yapan Sn. Munis Armağan'a, maddi desteğini esirgemeyen Tire’li işadamı Sn. Rasih Kirazoğlu’na, Mondi-Kutsan Firması'na, web çalışmalarımızda desteğini esirgemeyen Sn. Volkan Fırat 'a, başta Sn. Aziz Şenol Filiz ve Sn. Birol Yayla olmak üzere, doyumsuz müziklerini web sayfalarımızda kullanmamıza izin veren Yansımalar Grubuna teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Meltem Öztürk

Tire'deki Tarihi Mirası Koruma Komisyonu Başkanı

Yrd. Doç. Dr.
İzmir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi

http://www.ipekyoluuzerindetire.com/

Read more...
 

İzmir Üniversitesi Tire'nin Tarihini Albümde Topladı

E-mail Print PDF

İzmir Üniversitesi Tire'nin Tarihini Albümde Topladı

İzmir Üniversitesi (İZÜ) sosyal projeleri arasında yer alan, Tire ilçesindeki tarihi eserleri koruma çalışmalarında bir adım daha tamamlandı.

İzmir Üniversitesi (İZÜ) sosyal projeleri arasında yer alan, Tire ilçesindeki tarihi eserleri koruma çalışmalarında bir adım daha tamamlandı. İlçenin tarihi zenginlikleri, fotoğraflarıyla beraber Türkçe ve İngilizce hazırlanan "İpek Yolu Üzerinde Tire" isimli albümde toplandı. Geleneksel el sanatları ve tarihi envanterinin internete aktarılması, Tire'yi Unesco Dünya Tarih ve Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne hem tarihi eserler hem de geleneksel el sanatları açısından aday yapmayı hedefleyen İZÜ, böylece hedefe bir adım daha yaklaşmış oldu.

Konu hakkında açıklama yapan İZÜ Rektörü Prof. Dr. Kayhan Erciyeş, "Albüm içinde Tire'deki tarihi eserlerin önemli bir kısmı, adres bilgileri ve tarihi özellikleriyle birlikte fotoğraflarıyla kayıt altına alınmıştır. Aynı zamanda tarihi mekanlar ve kültürel el sanatları, www.ipekyoluuzerindetire.com isimli sitede İngilizce ve Türkçe olarak web ortamına aktarılmıştır. Çok yakında Almanca olarak da yayına başlayacak web sitesiyle Tire'deki tarihi eserlerin uluslararası düzeyde tanıtımı çalışmaları hızlandırılacaktır." dedi. Rektör Erciyeş, albümün basımında Mali desteğini esirgemeyen ve sunuş yazısını yazan İzmir Valisi Cahit Kıraç'a, katkıları dolayısıyla Devlet eski Bakanı ve İZÜ İİBF Dekanı Prof. Dr. Sabri Tekir'e, albümü yayına hazırlayan İZÜ Tire'deki Tarihi Eserleri Koruma Komisyonu Başkanı Yrd. Doç. Dr. Meltem Öztürk'e ve komisyon üyesi Öğr. Gör. Ertuğrul Gökhan Kaçan'a teşekkür etti. Prof. Dr. Erciyeş, komisyon çalışmalarına başlandığında, projenin birlikte yürütülmesine karar verilen Tire Kültür Derneği'yle işbirliğinin de karşılıklı olarak sona erdirildiğini kaydetti.

"İpek Yolu Üzerinde Tire" albümünün, yakında düzenlenecek bir kokteylle kamuoyuna tanıtılacağını belirten Erciyeş, bundan sonraki hedefin Tire'deki bazı tarihi eserlerin ve kültürel el sanatlarının Unesco Dünya Tarih ve Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne adaylığı, 14. yüzyıldan kalma bir mescidin İZÜ Mimarlık Fakültesi tarafından restorasyonu olduğunu aktardı. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın yakından ilgilendiği projenin kısa zamanda başlayacağını, halihazırda İzmir Valiliği'nce mescidin mülkiyet durumunun araştırıldığını dile getiren Rektör Kayhan Erciyeş, Mimarlık Fakültesi'nin uygulama derslerini Tire'de yaparak tarihi mirasın tanıtımı ve korunması çalışmalarına bir destek daha vereceklerini sözlerine ekledi.

http://www.haberler.com/izmir-universitesi-tire-nin-tarihini-albumde-3866298-haberi/

 

Sıfır hatalı bir restorasyon nasıl olmalı?

E-mail Print PDF

Sıfır hatalı bir restorasyon nasıl olmalı?

Uzmanlara göre restorasyon sırasında zamanla yarışmak büyük hata.
UZMANLARA GÖRE RESTORASYON SIRASINDA ZAMANLA YARIŞMAK BÜYÜK HATA

BÜNYAMİN KÖSELİ   

Türkiye, geçtiğimiz 10 yılda yüzlerce tarihi eseri onararak restorasyon alanında büyük bir atılım yaptı, standartlarını yükseltti. Bu süre zarfında özellikle Anadolu'da yapılan bazı yanlış uygulamalar ise geri dönülmez hatalara yol açtı. Uzmanlar, 'tüccar zihniyet'in değişmesi gerektiğini söylüyor.

Geçtiğimiz haftalarda basına yansıyan, 'Süleymaniye'nin akustiği bozuldu' iddiası, 'Sıfır hatalı bir restorasyon nasıl yapılır?' sorusunu gündeme getirdi. Aslında bu soru, 10 yılı aşkın bir süredir devlet yetkililerinin gündeminde. Çünkü Cumhuriyet tarihi boyunca bakımsızlıktan harabeye dönen eserlerin çok büyük bir kısmı restore edildi. Bazı anıt eserlerin restorasyonları da devam ediyor. Türkiye, restorasyon alanında standartlarını da bir hayli yükseltti. Bütçe, yetişmiş insan gücü ve kullanılan malzemelerin kalitesi belli bir ölçüde sorun olmaktan çıktı. Restore edilen bazı tarihî eserler ise aslına sadık kalınmadığı ve yanlış malzeme kullanıldığı için uzmanlardan eleştiri aldı. Özellikle Anadolu'daki bazı cami, medrese ve kervansaraylar, bilim kurulu oluşturulmadığı için restorasyon süreçleri mimar ve mühendislerinin inisiyatifine bırakıldı. Sanat Tarihçisi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Vefa Çobanoğlu'na göre, Sivas'taki Gök Medrese ve Kale Camii'nin restorasyon sürecinde standartların dışına çıkıldı, dinlendirilmiş kireç yerine çimento kullanıldı. Van depremi sonrasında restore edilen kısmı yıkılan Hüsrev Paşa Camii de durumun vahametini ortaya koyuyor. Bazı eserlerin restorasyonu sırasında adeta zamanla yarışılması da yanlış sonuçlar doğurabiliyor.

devamını oku >>>

 

Bir Cami Daha Restorasyon Kurbanı Oldu: Edirne Muradiye Camii

E-mail Print PDF

Bir Cami Daha Restorasyon Kurbanı Oldu: Edirne Muradiye Camii

http://img839.imageshack.us/img839/677/168911.jpg

Fatih Sultan Mehmed'in babası Sultan II. Murad tarafından yaptırılan Muradiye Camii de restorasyon kurbanı oldu.Muradiye Külliyesi içerisinde yer alan Muradiye Camii'nin 2005 yılında başlayan restorasyondan sonra tarihi dokusu bozuldu.

Haberin tamamı için >>>

 


Page 2 of 7


nakliyat evden eve nakliyat evden eve nakliyat gebze evden eve nakliyat